......

SPOR HABERLERİ

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 274669
YORUM MANŞET
VATANDAŞIN FERYADI!
VATANDAŞIN FERYADI!

VATANDAŞIN FERYADI!Antakya Saraykent Mahallesi’nde ikamet eden Mehmet Muhsin Yalçın isimli vatandaş, evinin yangında zarar görmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını ve yardım beklediğini belirtti.

Saraykent Mahallesi 18. Sokak No:3 adresindeki evinde elektrik kontağından çıkan yangında tüm eşyaların yandığını, elektik cihazlarının zarar gördüğünü ve açıkta kaldıklarını ifade eden mağdur vatandaş, bu konuda başta Hatay Valiliği olmak üzere ilgililerden yardım bekliyor.

Eşi, 2 çocuğu ve kardeşiyle birlikte kaldığı evin yanması dolayısıyla geçici olarak bir tanıdığının evinde kaldıklarını, giysilerinin bile yanması dolayısıyla ne giyecek bir şeyinin ne de yiyecek bir şeyinin kaldığını ifade eden Yalçın, bu konuda devletin şefkat elinin uzatılmasını talep ediyor.

Hatay Valiliği, Antakya Kaymakamlığı ve belediye yetkililerinden yardım isteyen mağdur vatandaş, çaresiz olarak uzatılacak yardım elini bekliyor.

(Yorum Haber Merkezi)

KURTULUŞ CADDESİ CANLANACAK
KURTULUŞ CADDESİ CANLANACAK

KURTULUŞ CADDESİ CANLANACAKÇevre ve Şehircilik Bakanlığı, İller Bankası Ankara Genel Müdürlüğü ve Adana Bölge Müdürlüğü, Hatay Valiliği ve Antakya Belediyesi işbirliği, AK Parti Hatay Milletvekilleri Hüseyin Yayman ve Sabahat Özgürsoy Çelik’in destek ve katkıları ile tarihi Kurtuluş Caddesi Sokak Sağlıklaştırma Projesi ile yeniden canlanıyor.

 Antakya Belediye Başkanı İzzettin Yılmaz, Başkan Yardımcıları Engin Sözer ve Orhan Mursaloğlu geçtiğimiz günlerde Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İller Bankası yetkilileri ile proje için ön görüşmelerini gerçekleştirdi. Projenin 5 Milyon TL’lik maddi kaynağı İller Bankası’ndan AK Parti Hatay Milletvekilleri Hüseyin Yayman ve Sabahat Özgürsoy Çelik’in destek ve katkıları ile hibe yoluyla sağlandı.

Antakya Belediye Başkanı İzzettin Yılmaz konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi; “Dünyadaki 23 Medeniyetin 13’üne ev sahipliği yapan Medeniyetler Şehri Antakya’mızda tarihte ışıklandırılan ilk cadde olan Kurtuluş Caddesi’ni tarihteki ismiyle HEROD caddesini yeniden canlandırmak üzere elbirliğiyle çalışmalarımıza başlıyoruz. Kurtuluş Caddesi’ne cephesi bulunan tarihi ve tescilli evlerin ön cephelerinin sağlıklaştırılması ve tarihteki ihtişamına kavuşturulması için start veriyoruz.

Değerli Milletvekillerimizin de katkılarıyla İller Bankası Genel Müdürlüğü’nce Belediyemize proje için 5 Milyon TL hibe desteği sağlandı. Temmuz – Ağustos ayları içerisinde ihale sürecini başlatmayı ve uygulama projesini en kısa sürede tamamlamayı hedefliyoruz.” dedi.

AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman yaptığı açıklamada; “Antakya’mızın en önemli değerlerinden biri olan tarihi Meclis Binası 50 yıldır bekliyordu, çok şükür bir adım atıldı. Uzunçarşı projesi hazır, hemen başlayacak. Kurtuluş Caddesi projesi hayaldi, şimdi gerçeğe dönüşüyor. Amacımız hepimiz birlik beraberlik içerisinde burada hizmeti şehrimize getirmek, şehrimizin derdine düşmek. Bizler buranın Turizm Bölgesi olması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Bu anlamlı projede emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.

HESOB Başkanı Abdulkadir Teksöz ise konuşmasında şunları kaydetti; “ Değerli Milletvekillerimize, İl Başkanımıza, Antakya Belediye Başkanımıza, bürokratlarına Antakya’nın yüz akı böyle güzel bir çalışmadan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Biz HESOB olarak emrinizdeyiz, yanınızdayız. Ayrıca Uzun Çarşı’nın başında 100 yılı aşkın süredir ailemize ait olan tarihi evimiz de bu çalışmanın içerisine giriyor, bu evimizi de Antakya Belediyesi’nin emrine veriyoruz. Kendileri istedikleri gibi ücretsiz bilabedel kullanabilirler.” dedi.

(Haber Merkezi)

Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman: HATAY İÇİN GAYRET GÖSTERDİK
Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman: HATAY İÇİN GAYRET GÖSTERDİK

Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman:  HATAY İÇİN GAYRET GÖSTERDİKHatay Milletvekili Hüseyin Yayman, birçok alanda yatırımlar yapılması için ciddi irade ve gayret gösterdiklerini belirterek bu yatırımların artması için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.

 Memur-Sen Hatay İl Temsilciliğine seçilen Eğitim Bir Sen Hatay 1 Nolu Şube Başkanı İsmail Bayrakdar’ı ziyaret eden AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, önemli açıklamalarda bulundu.

Hatay, eğitimden ulaşıma, turizmden belediyecilik hizmetlerine varıncaya kadar gerçek potansiyelini kullanamamaktadır diyen Yayman, “Hatay’ımızın sorunları ve çözümü noktasında İsmail Bayrakdar ve Değerli Memur Sen ailesinin katkılarına olan inancımız tamdır” dedi.

Memur-Sen Hatay İl Temsilciliğine seçilen İsmail Bayrakdar ve ekibine başarılar dileyerek sözlerine başlayan Yayman, “Birçok alanda yatırımlar yapılması için ciddi irade ve gayret gösterdik ve bu yatırımların artması için de mücadele etmeye devam edeceğiz. Bunların bazılarını sıralamak gerekirse, Hassa Tünelinin projesinin bitirilmesi, Hassa’da kurulması planlanan büyük ölçekli organize sanayi projesinin bitirilmesi, Tahtaköprü Barajının yükseltilmesi ve yeni Hatay Mozaik Müzesinin yapılması gibi. Üzülerek ifade etmeliyim ki Hatay’ımız eğitimden ulaşıma, turizmden belediyecilik hizmetlerine varıncaya kadar gerçek potansiyelini kullanamamaktadır. Bir Hatay sevdalısı olarak bu durumun rahatsızlığını yaşıyor ve bu anlamda da çözüm noktasında siyaset kurumu olarak bizlerin sivil toplum kuruluşu olarak da sizlerin sorumluluğunun ve öneminin büyük olduğunu düşünüyorum. Hatay’ımızın sorunları ve çözümü noktasında Sayın başkanım İsmail Bayrakdar ve Değerli Memur Sen ailesinin katkılarına olan inancımız tamdır. Değerli Başkanımıza ve ekibine yeni görevinde başarılar diliyor, sizleri Allah'a emanet ediyorum” dedi.

Sayın Vekilimizin, Ak Parti İlçe Başkanımızın ve beraberindeki heyetin ziyaretini Memur-Sen Ailesi adına anlamlı ve bir o kadar da kıymetli buluyorum diyen Bayrakdar, “Hatay’ımızın bir adım daha ileriye gitmesi ve bunun daha da ivme kazanabilmesi noktasında ekonomiden ticarete eğitimden ulaşıma turizmden sosyo kültürel ve sosyo ekonomik yapıya varana kadar daha birçok alanda sorunlar ve çözüm önerileri ve aksiyonları ile ilgili fikir alışverişinde bulunmak bu bağlamda sizlerle bir araya gelmek bizleri çok mutlu etti." dedi.

Ziyaret programına Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, AK Parti Antakya İlçe Başkanı Av. Emrullah Gülen ve çok sayıda partili katılım gösterdi.

(Haber Merkezi)

152 HEKİM MESLEĞE İLK ADIMI ATTI
152 HEKİM MESLEĞE İLK ADIMI ATTI

 152 HEKİM MESLEĞE İLK ADIMI ATTI152 genç hekimin mesleğe ilk adımı attığı Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni, ailelerin yoğun ilgisiyle Tayfur Sökmen Kampüsü Amfi Tiyatro alanında gerçekleştirildi.
Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından yapılan açılış konuşmaları ile başladı. Dönem birincisi Ali Rıza Gündüz, yaptığı konuşmada eğitim süreci boyunca yanlarında bulunan, desteklerini esirgemeyen ailesine ve hocalarına teşekkür etti.

 
MKÜ Rektör Yardımcısı ve Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Önlen konuşmasında yeni mezun hekimlere seslenerek “150 bin hekim, aktif olarak faaliyet gösterdiği bir alanda başarılı olmak istiyorsa sürekli okumalı, yenilenmeli ve hedefler koymalıdır.” dedi.
MKÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kaya ise yaptığı konuşmada “Tıp Fakültesi, uzun ve meşakkatli bir eğitim sürecini gerektiriyor. Hekimlik mesleği kolay bir meslek değildir. Sürekli bir gelişim içerisinde olmak gerekir, sürekli okumalısınız, literatürü takip etmelisiniz. Burada çok kaliteli bir eğitim veriyoruz. Ondan sonrası öğrencilerimize düşüyor. Bu eğitimin yanında dürüst, ahlaklı, vatanını milletini seven, kendi toplumuna örnek bireyler olarak yetişmeniz gerekiyor. Biz ailelerden özellikle şunu istiyoruz. Gençlerin sadece öğrencilik yıllarında değil; meslek hayatlarında da yanlarında olmalarını. Bu vesile ile hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.” dedi.
Yapılan konuşmaların ardından dönem birincisi Ali Rıza Gündüz mezuniyet kütüğüne dönem levhasını çaktı.
Protokolün ve Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi akademisyenlerinin genç hekimlere diploma takdim ettiği tören sonrası Hipokrat yemini edildi. 
Hipokrat yemini sonrası atılan keplerle mezuniyet coşkusu doruk noktaya ulaştı. Tören, katılımcılara ikram edilen mezuniyet pilavı sonrası sona erdi.
(Haber Merkezi)

MECLİS BİNASI MİLLETİN
MECLİS BİNASI MİLLETİN

MECLİS BİNASI MİLLETİN

 Hatay'da 1927 yılında Fransız Mimar Leon Benju tarafından sinema salonu olarak inşa edilen, bir dönem “Hatay Devleti Meclisi” olarak da kullanılan, 1927 yılında Hacı Muhammet Adalı tarafından satın alınan binanın tapusunun Hatay Valiliğine devir teslim töreni gerçekleştirildi.

17 Haziran 2019 Pazartesi günü saat 10.00’da Valilik Abdurrahman Melek Toplantı Salonunda gerçekleşen Tapu Devir Teslim töreninde konuşan Vali Doğan “Bugün Hatay için önemli bir gün. İlk toplantısını 2 Eylül 1938'de yapan 40 üyeli Hatay Meclisi, ilk toplantıdan sonra 9 ay boyunca Belediye binası olarak kullanılmış ve 23 Temmuz 1939 yılında Hatay'ın Anavatana katılmasında önemli bir rol oynayan Meclis Binası Adalı Ailesinin mülkiyetinde kalmıştı. O süreçte yaşananlar Devletimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hatay benim şahsi meselemdir” diyerek büyük gayretlerle Hatay’ın kurtuluşu ve günümüze kadar gelen süreçte bu tarihi binaların tekrardan Hatay’a kazandırılması bizim için çok önemli bir husustur. Bu binalar en başından beri özel mülkiyetmiş. Zaman zaman kamulaştırma için gayretlerde bulunulmuş ama gerçekleştirilememiş. Benim de göreve başladığım günlerde tekrardan bu konu gündeme geldi. Bu konuyu Hükümetimizle, Sayın Milletvekillerimizle yaptığımız görüşmelere sonucunda şartlarımızı da zorlayarak,  Adalı Ailesinden aldık. Burada büyük bir gayret ve destek var. Tüm Hataylılara hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. 2 bina ve bir avluyu 30 Milyon TL karşılığında satın aldık. Buradaki Meclis binasını Kültür ve Sanat Merkezi, Adalı Konağını ise Mutfak Sanatları Merkezi şeklinde planladık. Bunun için görüşme yaptığımız firmalar var. Kısa süre içerisinde halkamızın hizmetine sunmak için gayret ediyoruz.

Bu binadaki kiracılar mülk sahiplerinin kiracıları, dolayısıyla bu sorun onların arasındaki bir husus. Biz bu binaları kamulaştırdığımız için oradaki kiracıların bizden bir beklentileri olamaz. Biz bu binaları hızlı bir şekilde vatandaşlarımızın hizmetine sunmak istiyoruz. Tekrardan ülkemize ve şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi

Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman yaptığı konuşmasında “Sayın Valimize sizlerin huzurunda Hatay’ın bir evladı olarak Hatay’a verdiği değer için kendisine teşekkür etmek istiyorum. Sayın Valimiz örnek bir Vali.  Hatay için sembol binalardan birisi olan, anıtsal yapılardan biri olan Meclis Binamızın aslına uygun bir şekilde değerlendirilerek devlet müzesine dönüştürülmesi çok önemli bir adımdır. Bu tarihi bir andır. Hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Başta Sayın Valimiz olmak üzere Adalı ailesine bu binanın satışı için bürokrasiye aracılık eden ATSO Başkanı Hikmet Çinçin’e ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. Hatay için yarım asırdır konuşulan Arsuz-Samandağ yolunu Sayın Valimiz Rahmi Doğan’a bir kere konuştuk ve Sayın Valimiz hemen insiyatif aldı. Bu yolun yapılması için büyük gayretler gösterdi. Şuanda yol %40 aşamaya geldi. Tüm Hatay halkı adına Sayın Valimize Hatay’a verdiği emeklerden dolayı teşekkür ediyorum.” dedi

ATSO Başkanı Hikmet Çinçin törende yaptığı konuşmasında “Ben öncelikle bir STK olarak Sayın Valime, Sayın Milletvekillerime, Adalı ailesine ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Gerçekten de Samandağ-Arsuz yolu ve Meclis Binası yarım asırdır gündemde olan bir konu. Gerçekten manevi değeri parayla ölçülemeyecek bir değer. Hatay müzeler ve turizm şehri. Bu konuda da Sayın Valimiz başkanlığında iki büyük adım atılmış oldu. Bunlardan biri Samandağ-Arsuz yolu, bir diğeri ise Meclis Binasının kamulaştırılarak Hatay’ın hizmetine sunulması ki maneviyatı yüksek bir değer. Başta Sayın Valimiz olmak üzere bütün emeği geçenlere çok teşekkür etmek istiyorum.

Adalı Konağı varislerinden Rasim Adalı ise törendeki konuşmasında “Biz Adalı Ailesi olarak burayı uzun zamandır güzelleştirmek istiyorduk. Kendi imkânlarımızla bazı girişimlerimiz oldu ancak yeterli olmadı. Sayın Valimizin öncülüğünde işi hızlandırarak bize yardımcı olması ve Hikmet Çinçin’de emeğiyle burayı en doğru yere devretmemize ve en güzel şekilde ailemizin de içine sinerek bu teslimi gerçekleştiriyoruz. Hatay için hayırlı olmasını diliyorum.“ dedi

Ardından söz alan İnayet Adalı “Sayın Valimiz başta olmak üzere emeğe geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu tarihin devlet eliyle en güzel şekilde yaşayacak olması bizim için çok değerli. Hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.”  dedi

Törende sembolik olarak binaların tapusu ve ödeme çeki verilerek binanın mülkiyeti Hatay Valiliğine geçti. Günün anısına toplu resim çekilmesi ile tören son buldu.

Tapu teslim törenine Hatay Valisi Rahmi Doğan’ın yanı sıra Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Rasim Adalı, İnayet Adalı, 2.Hudut Alay Komutanı Albay Ahmet Gürbüz, Vali Yardımcısı Nursal Çakıroğlu, İl Jardanma Komutanı Albay Uğur Ertekin, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, ATSO Başkanı Hikmet Çinçin, AK Parti İl Başkanı Mehmet Yeloğlu, Vakıflar Bölge Müdür Vekili Mehmet Yıldıran katıldı.

HATAY, FESTİVALE ONUR KONUĞU OLDU

İzmir Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle bu yıl 21’incisi düzenlenen Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali açılışında Hatay ili onur konuğu oldu.

Gerçekleştirilen açılışa, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe, Bayındır Belediye Başkanı Ufuk Sesli, İlçe Kaymakamı Mehmet Ali Öztürk, BAYÇİKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Ersoy Sümerkan, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve parti yöneticileri katılım gösterdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla ulusal ve uluslararası ziyaretçilerin ilgisini çekmeyi başaran "Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali" renkli görüntülerle başladı.

Hatay'ın  "Onur Konuğu İl", Tekirdağ Süleymanpaşa'nın ise "Onur Konuğu İlçe" olarak katıldığı festival, geleneksel kortej yürüyüşünün ardından Bayındır ile Tekirdağ Süleymanpaşa halk dansları topluluklarının gösterileri ile devam etti.

Sadece tarımda değil çiçekçilikte de her zaman üreticinin yanında yer aldıklarının altını çizen Başkan Savaş, Hatay’da 3 bine yakın çiçek çeşidi ile 850 civarında tıbbi aromatik bitkinin de bulunduğunu belirterek Hatay’da yeni bir kooperatifin kurulduğunu ve Avrupa ülkelerine de çiçek ihraç etmek istediklerini belirtti.

Ayrıca EXPO 2021'e ev sahipliği yapacak Hatay'ın tıbbi ve aromatik bitkileri ile çiçek çeşitlerini tanıtma fırsatı bulduklarını da vurgulayan Başkan Savaş,  organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.

(Haber Merkezi)


1 yıl, 3 ay önce / 04.05.2018 09:46:11   

Matkap'lı CHP en az 5 çıkarırdı

Yorum Gazetesinde çıkan bir haber üzerine Suzan Hisarlı adlı bir okuyucu, değerlendirmede bulunarak Nihat Matkap'ın içinde yer alacağı CHP listesinin en az 5 milletvekili çıkarabileceğini belirtti.

            Objektif gazetecilik açısından herkesin düşüncesine saygı gösteren Yorum Gazetesi olarak Suzan Hisarlı'nın değerlendirmesini sütunlarımızda yayınlıyoruz:

            “Yazılarınızı haberlerinizi takip eden bir okuyucunuz olarak şunu iletmek isterim. (O dönemde SHP İlçede görev yapan biri olarak)

            Sn. Nihat Matkap 2002 seçimlerine bağımsız değil o dönemde SHP adına girdi. (Yani CHP den istifa edip isyan çıkartmadı)

            Aldığı geçerli 17 bine yakın oyun yanında 20 bine yakın iptal oyu vardı. (o dönemde bağımsız oy pusulası ayrıca zarfa atılıyordu, 19-20 bin kişi zarfa hem boş birleşik oy pusulasını hem de Nihat beyin pusulasını atmış, o nedenle geçersiz sayıldı). Ayrıca oy kabininde bağımsız adaya ilişkin pusulalar alındığı için oy kullanamayanları saymıyorum.

            Toplam geçerli oyların %7 sini aldı ve SHP 4.parti konumuna geldi.

            Geçerli oy sayısının bu seçimde 847 bin olduğunu göz önünde bulundurursak bu rakam 2015 seçimleri için kabaca 60 bin oy demektir.

            Bazı web sitelerinde bu bilgiler yer almaktadır.

            Diğer yandan bu seçim sonucunu analiz etmek istersek bence CHP'nin listesinde Nihat Bey olsaydı Refik Bey aday çıkmayı tercih etmezdi. HDP de adayı değiştirmezdi ve bu oyu almazdı nihayetinde 5 vekil CHP”nin olurdu” dedi.

(Haber Merkezi)


4 yıl, 5 ay önce / 12.06.2015 11:07:20   

Öğrenciler, Hocaları için seslerini duyurdu

Hatay Erol Bilecik EML öğrencileri, Reyhanlı'ya gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptılar

            Hocalarını çok seven ve eğitimciliğinden memnun olan Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri, Reyhanlı ilçesine gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için önce yürüdüler ardından Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak seslerini duyurdular.

            Dün Vali Göbeği DSİ Parkında toplanan 50 kişilik öğrenci topluluğu, oradan yürüyerek Milli Eğitim Müdürlüğü önüne geldiler ve orada basın açıklaması yaptılar.

            Öğrenciler adına basın bildirisini okuyan Murat Sertkol, bu toplanmanın herhangi bir siyasi içerik taşımadığını, Halil Dönmez hocalarının eski görev yeri Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesine dönmesini sağlamak amacıyla düzenlendiğini belirterek şu açıklamada bulundu:

            “Bu toplantımız siyasi bir amaca yönelik olmamakla birlikte eğitim sistemine ve bu sistemin kurbanı olan Halil Dönmez hocamıza yapılan haksız uygulamaya yöneliktir. Hocamız öğrencilerini olumsuz yönden etkilemek suçundan Reyhanlı ilçemize sürgün edilmiştir.

            Eğitimin iyiden iyiye siyasallaştığı ve niteliğini kaybettiği şu dönemde eğitimin odak noktası olmasına rağmen biz öğrencilerin fikrine yeterince başvurulmamaktadır. Hepimiz maalesef tek hedef haline getirilip önümüze sürülen ve katıksız kabul etmemiz istenen bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. İdarecilerimiz bir taraftan kendi iradeleri dışında bir muameleye tabi tutulurken aynı anlayış; faydasına, gerekliliğine kattıklarına ve en büyük var olma sebebi olan rehberliğine bakmadan öğretmenlerimizin yerlerini olumsuz etkilemek gibi gülünç bahanelerle değiştirmektedir. Her halükarda mağdur olan biz öğrencileriz.

            Bu çerçevede hiçbir karşılık beklemeden, amacı biz öğrencilere Türk Milli Eğitiminin temel amaçlarından olan milli-manevi değerlerini benimseyen ve yücelten, Atatürk ilkelerini kendine rehber edinen, insan merkezli yaklaşımla, mesleki tecrübelerini kullanarak kariyer yollarını açan, doğru bilgiyi doğru kaynakla besleyen, hedefe odaklı çalışarak, anlamlı sınıf ortamında, nitelikli eğitim vererek, bu eğitimi gerçekçi rehberlikle süsleyen, özgür eğitim anlayışıyla özgür ifade yeteneği kazandıran, kişisel eğitim odaklı, eğitimci ve eğitimcilerimiz için buradayız. Halil Dönmez hocamızı geri istiyoruz.” dedi.

            Öğrenciler daha sonra İl Milli Eğitim ve ilçe milli eğitim yetkilileriyle görüşerek taleplerini ilettiler.

(Haber: S.Ergin-H.Kaya)


4 yıl, 11 ay önce / 25.12.2014 11:19:15   

RAMAZAN-I ŞERİF PAYLAŞMAKTIR

İçinde bulunduğumuz rahmet ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’in huzurunu yaşamaktayız.

Elbette bu ay sıradan bir ay değildir. Başı rahmet, ortası mağfiret sonu cehennemden azat müjdesi verilen Ramazan-ı Şerif, ibadet ayı olmakla birlikte sosyal yönden de toplumsal barış ve huzur için bir fırsattır.

Tutulan oruçlar, kılınan namazlar, yapılan ibadetler elbette önemlidir. Ancak bu özel ayın ulviyeti sadece ibadetlerle sınırlı değildir.

“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” hadisi ile Hz. Peygamber, bize önemli mesaj veriyor ve yol gösteriyor.

Ramazan-ı Şerif ibadet ayı olmakla birlikte aynı zamanda paylaşım ayıdır.

Fakir, fukara, gariban, yetim, öksüz, biçare insanlara bu ayda daha çok sahiplenmeli ve onlara maddi ve manevi destekle gönülleri alınmalıdır.

Yapılacak sadakalar, gıda yardımları, fitre ve zekatlarla sosyal dayanışma, toplumu daha da güçlendirmektedir.

Zenginler ve fakirler arasında bir gönül bağı oluşmakta. Zor durumda ki aileler, bir nebze de olsa rahat nefes alarak mutlu edilmektedir.

Oruçlu iken açlığın ne olduğunu daha farklı hissedebilen insan, fakirlerin durumunu daha iyi anlayabilmektedir.

Önce yakın akraba ve komşularımızdan başlayarak ihtiyaç sahibi insanlara elimizden geldiği kadar yardımcı olmak, hem dini hem de insani bir davranıştır.

Ramazan ayını fırsat bilerek toplumsal yardımlaşma ve dayanışma olgularımızı en üst seviyeye çıkarmalıyız. Bir insana yardım etmenin alt ve üst sınırı yoktur. Bir hurmada olsa yardımda bulunmak dinimizde önemsenmektedir.

Ramazan-ı Şerif ibadettir, paylaşmaktır.

Çünkü mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır.


2 yıl, 3 ay önce / 31.05.2017 09:11:21   

Dile Dolanan, Sadece Akif mi? - 2

Kendine yer edinmek için akıl, mantık ve izan ölçülerini rafa kaldırarak önüne gelene saldırmanın bir manası var mı?

Temellendirilmiş bilgiler olmadan, duyguları istismar ederek tribünlere oynamak, ilim adamına (!) ne kadar yakışmaktadır? Bir kimse düşünün, 15 Temmuzdan önce suspus olacak, ama ondan sonra da yel değirmenlerine saldırmak için atına atlayacak! Ne ala, ne ala! Ayrıca, bu zatın diline dolamadığı kimse kaldı mı acaba? diye düşünmekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz. “İhanetin analizi” makalesinde söylediklerine dikkat buyurun:  

“Fethullah Gülen (F.G.) 1980 öncesinin en ateşli vaizi idi. Nurcuların en kapalı gurubu olup özellikle Seyid Kutup gibi İslamcı denilen ihtilalci liderlerin tesiri altındaydı. Nitekim gençlik yıllarını Seyid Kutub’un eseri olan ‘Fizilali’l Kuran elimizden düşmezdi’, diyerek belirtecektir.”[1] iddiası da, iddiadan öte cehalet değilse tam bir komedidir. Bırakın Feto’yu, Nur cemaatinin büyük bir kesiminin, kolay kolay Said-i Nursi’nin kitapları dışında bir kitap okumadığı bilinir. Nerde kaldı ki Feto, Seyyid Kutub gibi bir şehidin kitabını okusun ve onu rehber ittihaz edinsin! Aslında tam da burada sorulması gereken soru şudur: “Sözüm ona, bu kadar aleyhine atıp tuttuğunuz Feto’nun beyanatı, ne zamandan beri sizin için geçer bilgi oldu?”

Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır Seyit Kutup şehit edilmeden önce kendisine şu teklifte bulunur: “Şimdiye kadarki söz ve hareketlerinde yanıldığını beyan ederek Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır’dan özür dilediğin takdirde idam hükmünü bozacak ve seni serbest bırakacaktır.” Seyit Kutup bu teklif karşısında şu tarihi ve de destansı cevabı verir:

“Eğer idamı hak etmiş olarak, hakkın emri ile ipe çekiliyorsam, buna itiraz etmek haksızlıktır, eğer batılın zulmüne kurban gidiyorsam, batıldan merhamet dileyecek kadar alçalamam.” Dilini şehidin kanına pervasızca bulayanların, öncelikle Allah katında dişe dokunur hangi amellerinin olduğunu sorgulasınlar, sonra da dönüp, Allah’ın düşmanı karşısında, canı pahasına eğilmeyen ve şehadete koşan bu kahramanla, Amerika’yı mesken tutmuş ve onların kucağında mest olmuş ve vatanına ihanet etmiş bu melun yaratık arasında nasıl bir bağ, nasıl bir ilinti kurulduğunu ve hiç Allah’tan korkmadan o cümlelerin nasıl sarf edilebildiğini düşünsünler!   

Esasen dile sahip çıkmak, çok önemli bir meziyettir. Seyyid Kutup, Mehmet Akif ve daha nice değerler, egoların tatmini ve nefislerin putlaştırılması uğruna, itibar suikastına maruz tutulmuşlardır. Son zamanlarda bunlara bir de Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez eklendi. Fetö’nün bile kendi adına “Fetullah” derken, ki nüfus cüzdanında öyledir. Malum Prof. tarafından ona “Fethullah” payesi verilerek ve hem de söyledikleri, Müslümanların aleyhine delil ittihaz edilerek kullanılırken, verdiği bilgilere şüpheyle bakılmadan kabul görmesi mümkün görünmemektedir.

Son bir söz: Hiçbir kul, hatadan hali değildir. Hal böyleyken, bir hatasından dolayı insanı külliyen reddetmek ve hatta onu ihanet çemberine sokmak da iyi niyetin göstergesi kabul edilemez. Ne ki, Akif merhum için de durum aynıdır. Akif, en fazla Abdülhamit cennetmekân konusunda yanılmıştır denilebilir, o kadar. Bu milletin evladı olarak bize düşen de her iki ecdada Fatihalar göndermektir. Değilse bu yapılanlar ve söylenenler, fitne ateşini harlamaktan başka bir manaya da gelmeyecektir!  



 


2 yıl, 3 ay önce / 13.06.2017 08:56:29   

750 yataklı yeni devlet hastanesinin inşaatında son aşamaya gelindi:
BÖLGE HASTANESİ OLACAK




Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı`nın ortaklaşa yürüttüğü proje çerçevesinde 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar inşaatı tamamlanması beklenen 750 yataklı Yeni Devlet Hastanesi, bölge hastanesi olacak.

Edinilen bilgilere göre; devlet hastanesi inşaatını sürdüren TOKİ`nin Antakya`da ki hastaneyi 750 yataklı olarak inşaatını sürdürmesi hükümetin Hatay`a verdiği önem olarak değerlendiriliyor.

Başta Hatay olmak üzere çevre iller için de önem taşıyan hastane inşaatının 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar bitirilmesi ve hizmet vermeye başlaması bekleniyor.

Hastanenin hizmet vermeye başlamasıyla birlikte bugün sağlık kurumlarında yaşanan yığılmalar, uzun kuyruklara son verilecek. TOKİ tarafından Antakya`da yaptırılan ve 11 bloktan oluşan 750 yataklı Antakya Devlet Hastanesi bölgenin en büyük hastanesi olacak.

750 yataklı hastane, yataklı tedavi kurumlarının hem kapasitesini artıracak hem de adeta bölge hastanesi gibi, 1,5 milyon nüfuslu ilin tamamına hizmet verecek.

Yaşanan söz konusu gelişmeden büyük bir mutluluk duyduklarını belirten Antakyalılar ise hâlihazır hizmet veren sağlık kurumlarının artık Antakya`ya yetmediğine dikkat çekti. Bu nedenle söz konusu hastanenin ciddi bir açığı kapatacağına inandıklarını söyleyen Antakyalılar, ilgili birimlere ve hükümetin ilgili bakanlığına gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyoruz dedi.

(Haber: Hasan KAYA)

5 yıl, 3 ay önce / 2.9.2014 10:35:16   

Şehit Özen Karakolu yeni hizmet binasında

Hatay İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği yeni hizmet binasına taşındı.

            Cumhuriyet Mahallesi M. Lütfi Rifaioğlu Caddesi, Antakya Anadolu Lisesi karşısında ve Hatay İl Müftülüğü yanında uzun yıllardır hizmet veren, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği, İskenderun yolu üzerinde bulunan Güzelburç Mahallesindeki yeni hizmet bina-sına taşınarak vatandaşın can ve mal güvenliği için çalışmalarına başladı.

            Hatay'ın Büyükşehir Belediyesi ve Antakya'nın yeni ilçe olmasının ardından, 483 bini aşkın nüfusu ile sınırlarının da genişlemesi sonucu vatandaşın güvenliği de ön planda tutuluyor.

            Hatay İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ’ın göreve geldiği günden itibaren vatandaşın huzuru, can ve mal güvenliği için çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

(Haber&Fotoğraf: Hasan KAYA)


4 yıl, 9 ay önce / 12.02.2015 10:48:42   

YALAN KONUŞMAK AİLE TEMELİNİ YIKAR

Yalan konuşmak, karşındaki kandırmak, aile ve toplumu temelinden sarsar. “Yalan konuşup, aldatan bizden değildir.” Buyuran Allah Resulü yalan üzere hiçbir şeyin bina edilmeyeceğini bize bildirmiştir.

Atalarımız “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” yalanla-dolanla bir yere varılamaz. İnsan arasında güven çok önemlidir. Yalana başvurmak gösterilen güveni yok eder. Güvenirliğin zedelenmesi ise kişinin şahsını onurunu kaybetmiş olur. Halk arasında onursuz yaşamak ölmekten beterdir.

Ölünceye kadar başı önüne eğik dolaşmakta işin cabasıdır. Zilletle yaşamaktansa ücra bir köşeye çekilmek daha şerefli olsa gerektir.

Allah Resulü efendimiz “Aldatan bizden değildir” buyurmuştur. Efendimizin huzurundan dışlanmaktan daha erzel bir durum olabilir mi? Bilemiyorum. Yalancının ne Allah yanında ve ne de Resulullah huzurunda bir payesi yoktur. Kendi yalnızlığında gömülüp gitmiştir.

Yalanla yatıp kalkanların tek çıkar çaresi tevbe ve istiğfar etmesidir. Gözyaşı dökerek pişmanlık göstermesidir. Belki Cenab-ı Allah günahlarını bağışlar da affeder. Anasından yeni doğmuş gibi kendine döner. Çaresiz hiçbir dert yoktur. Mutlaka bir devası vardır. Yeter ki, nedamet duy.   


2 yıl, 3 ay önce / 08.06.2017 09:49:02   

M. AKİF, ŞAHSİYET ABİDESİYDİ

Hatay Şairler Yazarlar Derneği Başkanı Ali Parlak, Milli Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’un vefatının 81.sene-i devriyesi nedeniyle yayınladığı mesajda M.Akif’in bir şahsiyet abidesi olduğunu belirtti.

O’nun yazdığı İstiklal Marşı; parçalanmış, darmadağın edilmiş, yok olmak üzere olan bir milletin, yeniden doğuşunun, şahlanışının destanıdır diyen HAŞYAD Başkanı Parlak, mesajına şöyle devam etti: “27 Aralık 2017; Milli Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’un vefatının 81.sene-i devriyesi.

Mehmet Âkif, inancıyla sanatını bir arada tutabilmiş, sarsılmaz karakteriyle de toplum tarafından sevilmiş yakın tarihimizin en önemli şair ve düşünce adamlarından biridir.

Mehmet Akif Ersoy, arkasında bıraktığı birçok şiirleriyle olduğu kadar, Vatan mücadelesine yaptığı katkılarıyla da övgüyü hak eden, vatanı için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan bir kişiliğe sahip olması nedeniyle örnek alınacak bir sevgi ve dava adamı olmuştur.

Mehmet Akif ERSOY sadece bir şair değildi. Yazdıkları yaşadıklarıydı. 63 yıllık ömrü çileyle, ıstırapla ve mücadeleyle geçti. Bu yönüyle model alınması gereken bir şahsiyet abidesidir O.

O’nun yazdığı İstiklal Marşı; parçalanmış, darmadağın edilmiş, yok olmak üzere olan bir milletin, yeniden doğuşunun, şahlanışının destanıdır.

81 yıl önce kaybettiğimiz, ölümünden sonra bile, hâlâ yeri doldurulamamış olan Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'u vefatının 81. yıldönümünde rahmet ve şükranla anıyorum.” dedi.

(Haber Merkezi)


1 yıl, 8 ay önce / 27.12.2017 09:40:58   

TAŞERON İŞÇİLERE KADRO VERİLMELİ

Öz Büro İş Sendikası Genel Merkez Yönetim Kurulu Y.Üyesi Ahmet Hakkı Zeytineli tüm taşeron işçilere kadro verilmesi gerektiğini belirtti.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz diyen Zeytineli yapmış olduğu açıklamada,  "Kamu ve özel sektör işletme ve işyerlerinde üretim ve hizmet faaliyetlerine yardımcı olarak düşünülen ancak zamanla bir istismar mekanizmasına dönüşen taşeron uygulaması artık yüz kızartıcı bir hal almış bulunmaktadır. İlgili herkes çok iyi bilmektedir ki taşeron uygulamasının ne rasyonel işletme kriterleri ne etkin ve kaliteli çalışma ne kamu maliyetini azaltma ne iş gücüne nitelik kazandırma ve ne de endüstriyel demokrasiyle bir ilgisi bulunmamaktadır.  İşçinin ücretini, kıdem tazminatını, yıllık iznini, işi ile ilgili tüm gereksinimlerini ve her türlü sosyal güvencesini üstlenen devletin taşerona neden ihtiyaç duyduğu ve niçin para verdiği büyük bir soru işaretidir. Taşeron firmalara akıtılan kaynağın bir bölümünün toplu iş sözleşmesiyle çalışanlara verilmesi devlete de işçiye de ciddi anlamda ekonomik artı sağlayacak, iş ve hizmet kalitesi daha da artacak ve kurumlar şu an uğraşmak zorunda kaldıkları birçok ekstra yükten ve iş yoğunluğundan kurtulmuş olacaktır.

Özellikle hastanelerin işlev ve fonksiyonları dikkate alındığında, yani insan hayatı ve sağlığı bağlamı göz önünde bulundurulduğunda tüm hastane çalışanlarının genel tartışmaların dışında tutulması hem anayasal bir zorunluluk hem de insani bir sorumluluktur. Düşük ücret ve sürekli işten atılma korkusunun yol açtığı travma, ekonomik ezilmişlik ve değersiz addedilme psikolojisi üzerinden verimli bir çalışma beklentisi trajediden başka bir şey değildir. “İşçilere kadro verilirse çalışmazlar” iddiasının ne yönetim felsefesi ne yönetici sorumluluğu ne de işletme kültürü ile bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Öz Büro İş Sendikası olarak, kamuda çalışan tüm taşeron işçilerine kadro verilmesini hem işin bir gereği bir hak, hem de hükümetin sözü ve borcu olarak kabul etmekteyiz.

Yıllardır haklı olduğunuz halde haksız muamelesi gördünüz. Dertli olduğunuz halde dikkate dahi alınmadınız. Hatta alacaklı olduğunuz halde borçlu çıkarıldınız.

Yaşadığınız bunca haksızlığa rağmen, işinizi aksatmadan sabırla, umutla bu durumun düzeltilmesini beklediniz. Konfederasyonumuz HAK-İŞ bu süreçte hep sizinle oldu, verdiği olağan üstü mücadeleyle yasanın çıkmasını sağladı. Şimdi sizin adınıza hem toplu iş sözleşmesi imzalayacak hem de kadro konusunda sonuç alacak bir aşamaya geldi.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz.

Yarım yüzyıla yakın tecrübesiyle Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Sendikamız Öz Büro iş ile birlikte; Emek ve emekçilerin her türlü sorunlarını bizatihi varlık nedenimiz bildik ve çözüme kilitlendik. Emeğin her zaman ‘yaşayan bir değer’ olduğu bilincini kaybetmeden emekçilerin umudu ve güven adası olmaya azamî gayret gösterdik.

“Birlikten Kuvvet doğar” ve “Sendika Seni Korur” düsturu ile hareket ederek, tüm işçi kardeşlerimi bir an önce Hak-iş Konfederasyonuna ait sendikalara üye olmaya davet ediyorum.”  dedi.

(Haber Merkezi)


3 yıl, 9 ay önce / 28.01.2016 10:27:08