......

SPOR HABERLERİ

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 271472
YORUM MANŞET
HATAYSPOR’A DESTEK KAMPANYASI
HATAYSPOR’A DESTEK KAMPANYASI

 HATAYSPOR’A DESTEK KAMPANYASI
Hatay Valisi Rahmi Doğan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, TFF 1. Ligde ilimizi temsil eden ve Süper Lige çıkmak için Play-Off maçlarına kalan Hatayspor için yardım kampanyası başlattı.

 Hatay’da 1 milyon 600 bin kişinin bulunduğunu ifade eden Vali Doğan, herkes kişi başı 1 lira verse bile 1 milyon 600 bin ₺ olacağını belirterek herkesi Hatayspor’a destek vermeye davet etti.

Süper ligde yer almanın şehir ve esnaf için önemine değinen Vali Doğan konuşmasına şöyle devam etti: “Süper Ligde yer almak çok önemli. Şehre her bakımdan katkı sağlanır. Esnaf ve turizm işletmeleri daha çok kazanır.

Takım çok iyi. Süper Ligde şampiyon olan Galatasaray ve ikinci oaln Başakşehir’i yendi. Her iki takımada dört gol attı. Büyük takımların şehre gelmesi çok önemli, hem spor açısından hem de tanıtım açısından.

Gün Hatayspor’a destek olma günü, az çok demeyelim herkes gücü nispetinde Hatayspor’a destek olmalı. Hatayspor’un Süper Lige çıkması şehrimizin sosyo-ekonomik hayatına da ciddi katkılar sağlayacaktır. Kampanyaya başlangıç olarak ilk desteği şahsım adına 5 bin bağış yaparak buradan başlatıyorum.” dedi.

HATAYSPOR, TÜM HATAY’I KAPSIYOR

Hatayspor’un sadece Antakya’nın değil tüm Hatay’ı kapsadığını ifade eden Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, yaptığı konuşmada “Hatay son yıllarda adından sıkça söz ettirmeye başladı. Basketbol, satranç ve futbol olmak üzere birçok alanda adından söz ettiriyor.

Hatayspor Süper lige çıkacak takımlar arasında ihtimal olarak en yüksek takım. Süper lige 3 maç uzaktayız. Hatayspor’u sevenlerden destek bekliyoruz.

Hatayspor’un geçmişe dair herhangi bir borcu yoktur. Sadece futbolcuların prim alacakları var. Onlarda günü gelince teker teker ödeniyor.

Bende Sayın Valimiz gibi kampanyayı devam ettirmek adına kendi hesabımdan 5 bin ₺ destek veriyorum” dedi.

Destek kampanyasına katkıda bulunmak isteyen vatandaşlar; QNB Finansbank’ta Hatayspor Kulübü Derneği adına açılmış olan, TR31 0011 1000 0000 0083 0026 56 İBAN numaralı hesaba katkıda bulunabilecek.

(Haber: A.Vahit Güraslan)

DEVLET BABA, ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERİN YANINDA
DEVLET BABA, ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERİN YANINDA

DEVLET BABA, ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERİN YANINDA
Hatay Valisi Rahmi Doğan, İl Emniyet Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen Şehit Yakınları ve Gaziler ile iftar programında bir araya geldi. İlimizde devletin en üst düzey temsilcilerinin hazır bulunduğu iftarda birlik ve dayanışma tablosu oluştu.

 Milletimizin huzuru ve güvenliği için gözlerini kırpmadan canlarını feda eden Emniyet Teşkilatı mensubu şehitlerin yakınları ile saygıdeğer gaziler için Antakya Polisevi’nde iftar programı düzenlendi.

Programa Vali Doğan ve eşi Gülden Gülüzar Doğan’ın yanı sıra 2. Hudut Alay Komutanı Albay Ahmet Gürbüz, İl Jandarma Komutanı Albay Uğur Ertekin, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, İl Emniyet Şube Müdürleri, şehit yakınları, gaziler ve aileleri katıldı.

İftar programı Nakib Camii İmam-Hatibi Musa Esatoğlu’nun Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Okunan ezanla oruçlar açılarak hep birlikte iftar edildi.

İftarın sonrasında yapılan duanın ardından Vali Doğan konuşmada, ‘Bereketiyle gelen Ramazan ayı sizlerle bizleri bir araya getirdi. İftarlarımızda şehit ailelerimizle birlikte hüzünleniyorum. Bu hafta ilimizde iki şehidimizi ciğerlerimiz yanarak toprağa verdik. Allah onlara gani gani rahmet etsin. Şehit alilerimize ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.  Bizler her zaman sizlerle birlikteyiz. Kapılarımız sizlere her zaman açıktır. Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz her zaman başımızın üstünde yeriniz var. Allah sizlerden razı olsun. Ben milletimiz adına tekrardan sizlere ve bu yemeğe ev sahipliği yapan İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk ve eşi hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum’  dedi.

Ramazan ayının manevi ikliminde oldukça sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşen iftar programında Vali Doğan, konuklarla yakından ilgilenerek sohbet etti.

(Haber Merkezi)

HASİAD’DAN HATAYSPOR’A DESTEK ZİYARETİ
HASİAD’DAN HATAYSPOR’A DESTEK ZİYARETİ

HASİAD’DAN HATAYSPOR’A DESTEK ZİYARETİHatay Sanayici ve İşinsanları Derneği (HASİAD) Başkanı Gökhan Alkan ve yönetim kurulu üyeleri Hatayspor tesislerini ziyaret etti.

HASİAD Başkanı Alkan, Hatayspor’un adım adım Süper Lige yaklaştığını ifade ederek “Şimdi birlik olma zamanı, evimize, arabamıza, dükkânımıza Hatayspor bayraklarımızı asarak takımımıza desteğimizi göstermeliyiz.” dedi.

Hatayspor'un başarısı, hepimizin başarısıdır diyen HASİAD Başkanı Alkan, konuşmasına şöyle devam etti: “Hatay'ımızı TFF 1. Ligde temsil eden Hatayspor'un son dönemdeki başarısı ve galibiyetleri hepimizi gururlandırmaktadır. 2018 yılında Hatayspor'umuzun bir üst lige yükselmesiyle başlayan bu serüven, bugün Spor Toto Süper Lig'e yükselme heyecanıyla hızla devam etmektedir. Bu yolun sonunda Hatayspor'umuzun elde edeceği başarı sadece bir futbol takımının başarısıyla sınırlı kalmayacaktır. Sporcusu, yönetimi, taraftarı ve her bir ferdiyle bir şehrin başarısı olacaktır.

Ziraat Türkiye kupasında şehrimizde Galatasaray’a karşı almış olduğumuz galibiyetin öncesinde ve sonrasında, taraftarımızın gösterdiği birlik ve beraberlik Hatayspor'umuzun Süper Lig'e önümüzdeki sezon katacağı rengin bir işareti olmuştur. Şehrimize birçok büyük futbol kulübünün gelecek olması şehrimize sadece sporda değil, turizm ve ekonomi alanlarında da başarıyı beraberinde getirecektir.

Her bir Hatay'lının alacağı Hatayspor bayrağı ve lisanslı ürünleriyle takımına bu yolda destek vermesi ve Hatayspor'umuzu desteklemesi, takımımızı bir üst lige taşıma yolunda birer tuğla taşı olacaktır.

Evimize, arabamıza, dükkânımıza Hatayspor bayraklarımızı asarak takımımıza desteğimizi göstermeliyiz. Hatayspor'un başarısı, hepimizin başarısıdır!” dedi.

ANTAKYA’YA YAKIŞMIYOR
ANTAKYA’YA YAKIŞMIYOR

ANTAKYA’YA YAKIŞMIYOR
Ürgenpaşa Mahallesi içinden geçen Altınevler deresiden yayılan pis koku ve kötü görüntüler, Antakya’ya yakışmazken mahalle sakinleri sorunun giderilmesini bekliyor

 Antakya’nın nüfus açısından en kalabalık mahallelerinden biri olan Ürgenpaşa’da son günlerde hava sıcaklığının artmasıyla kronik sorunlar gün yüzüne çıkmaya başladı.

Ürgenpaşa Mahallesinin içinden geçen Altınevler Deresinden çevreye yayılan pis kokular ve kötü görüntülerin Antakya’ya yakışmadığı ifade edildi.

Bu konuda ziyaret ettiğimiz Ürgenpaşa Mahalle Muhtarı Emin Müftü, artan sıcaklıklar nedeniyle derenin geçtiği üst mahallelerden akıtılan kanalizasyon atıkları dolayısıyla çevreye çok pis kokuların yayıldığını belirterek mahalle halkı adına bu sorunun çözümü için Hatay Valiliğinden ve Hatay Büyükşehir Belediyesi’nden yardım beklediklerini söyledi.

Hergün çok sayıda mahalle sakininin bizzat gelerek veya telefonla arayarak bu sorunu gündeme getirdiklerini belirten Muhtar Emin Müftü, kötü koku yanında dere içerisinde büyük fare ve yılanların cirit attığını, kötü görüntünün şehrin merkezinde olumsuz bir izlenim verdiğini ifade etti.

Bu konuda HBB yetkililerini ziyaret ederek durumu bildirdiğini belirten Muhtar Emin Müftü, sıcakların daha da artmadan bu soruna köklü çözüm getirilmesini mahalle halkı adına talep ettiğini sözlerine ekledi.

(Haber: S.Ergin)

SORUNUMUZA ÇÖZÜM İSTİYORUZ
SORUNUMUZA ÇÖZÜM İSTİYORUZ

SORUNUMUZA ÇÖZÜM İSTİYORUZ

 S.S Hatay Özel Halk Otobüsleri Karayolu Yolcu Taşıma Kooperatifi başkanlığına bir süre önce seçilen Hanifi Kadife ve yönetim kurulu ayda 1 milyonu aşkın yolcu taşınsa da ücretsiz kartlar dolasıyla kooperatif üyeleri olarak zararda oldukları açıkladı.

Onlarca farklı kategoride ücretsiz yolcu taşındığını, 65 yaş üstü ücretsiz yolcu taşımada devletin otobüs başına 1000 ₺ verdiğini belirten Kadife taşınan yolcu sayısının aylık maliyetinin 6 bin ₺ olduğuna dikkat çekti.

Artan mazot fiyatları yedek parça ve tamir masraflarını, eleman ve aracın giderlerini karşılamakta zorluk çektiklerini ifade eden Hatay Özel Halk Otobüsleri Kooperatif Başkanı Hanifi Kadife Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ilgili yetkililerle bir arada bu sorunlara çözüm getirilmesini talep etti.

Kadife "Toplamda 2018 yılında 2 Milyon 26 bin, engelli 456 bin yolcuyu ücretsiz taşıdık. 2019 yılının Ocak-Şubat-Mart aylarını kapsayan 3 ayda 65 yaş üstü 478 bin, engelli 120 bin yolcuyu ücretsiz taşıdık. Bu sayı otobüsün oturma kapasitesinin yarısını kapatıyor. Mağduriyetimizin giderilmesi için devlet büyüklerimizden çözüm bekliyoruz." dediler.

(Haber: S.Ergin)

HATAY, FESTİVALE ONUR KONUĞU OLDU

İzmir Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle bu yıl 21’incisi düzenlenen Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali açılışında Hatay ili onur konuğu oldu.

Gerçekleştirilen açılışa, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe, Bayındır Belediye Başkanı Ufuk Sesli, İlçe Kaymakamı Mehmet Ali Öztürk, BAYÇİKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Ersoy Sümerkan, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve parti yöneticileri katılım gösterdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla ulusal ve uluslararası ziyaretçilerin ilgisini çekmeyi başaran "Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali" renkli görüntülerle başladı.

Hatay'ın  "Onur Konuğu İl", Tekirdağ Süleymanpaşa'nın ise "Onur Konuğu İlçe" olarak katıldığı festival, geleneksel kortej yürüyüşünün ardından Bayındır ile Tekirdağ Süleymanpaşa halk dansları topluluklarının gösterileri ile devam etti.

Sadece tarımda değil çiçekçilikte de her zaman üreticinin yanında yer aldıklarının altını çizen Başkan Savaş, Hatay’da 3 bine yakın çiçek çeşidi ile 850 civarında tıbbi aromatik bitkinin de bulunduğunu belirterek Hatay’da yeni bir kooperatifin kurulduğunu ve Avrupa ülkelerine de çiçek ihraç etmek istediklerini belirtti.

Ayrıca EXPO 2021'e ev sahipliği yapacak Hatay'ın tıbbi ve aromatik bitkileri ile çiçek çeşitlerini tanıtma fırsatı bulduklarını da vurgulayan Başkan Savaş,  organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.

(Haber Merkezi)


1 yıl, 1 ay önce / 04.05.2018 09:46:11   

Matkap'lı CHP en az 5 çıkarırdı

Yorum Gazetesinde çıkan bir haber üzerine Suzan Hisarlı adlı bir okuyucu, değerlendirmede bulunarak Nihat Matkap'ın içinde yer alacağı CHP listesinin en az 5 milletvekili çıkarabileceğini belirtti.

            Objektif gazetecilik açısından herkesin düşüncesine saygı gösteren Yorum Gazetesi olarak Suzan Hisarlı'nın değerlendirmesini sütunlarımızda yayınlıyoruz:

            “Yazılarınızı haberlerinizi takip eden bir okuyucunuz olarak şunu iletmek isterim. (O dönemde SHP İlçede görev yapan biri olarak)

            Sn. Nihat Matkap 2002 seçimlerine bağımsız değil o dönemde SHP adına girdi. (Yani CHP den istifa edip isyan çıkartmadı)

            Aldığı geçerli 17 bine yakın oyun yanında 20 bine yakın iptal oyu vardı. (o dönemde bağımsız oy pusulası ayrıca zarfa atılıyordu, 19-20 bin kişi zarfa hem boş birleşik oy pusulasını hem de Nihat beyin pusulasını atmış, o nedenle geçersiz sayıldı). Ayrıca oy kabininde bağımsız adaya ilişkin pusulalar alındığı için oy kullanamayanları saymıyorum.

            Toplam geçerli oyların %7 sini aldı ve SHP 4.parti konumuna geldi.

            Geçerli oy sayısının bu seçimde 847 bin olduğunu göz önünde bulundurursak bu rakam 2015 seçimleri için kabaca 60 bin oy demektir.

            Bazı web sitelerinde bu bilgiler yer almaktadır.

            Diğer yandan bu seçim sonucunu analiz etmek istersek bence CHP'nin listesinde Nihat Bey olsaydı Refik Bey aday çıkmayı tercih etmezdi. HDP de adayı değiştirmezdi ve bu oyu almazdı nihayetinde 5 vekil CHP”nin olurdu” dedi.

(Haber Merkezi)


4 yıl, 3 ay önce / 12.06.2015 11:07:20   

Öğrenciler, Hocaları için seslerini duyurdu

Hatay Erol Bilecik EML öğrencileri, Reyhanlı'ya gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptılar

            Hocalarını çok seven ve eğitimciliğinden memnun olan Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri, Reyhanlı ilçesine gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için önce yürüdüler ardından Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak seslerini duyurdular.

            Dün Vali Göbeği DSİ Parkında toplanan 50 kişilik öğrenci topluluğu, oradan yürüyerek Milli Eğitim Müdürlüğü önüne geldiler ve orada basın açıklaması yaptılar.

            Öğrenciler adına basın bildirisini okuyan Murat Sertkol, bu toplanmanın herhangi bir siyasi içerik taşımadığını, Halil Dönmez hocalarının eski görev yeri Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesine dönmesini sağlamak amacıyla düzenlendiğini belirterek şu açıklamada bulundu:

            “Bu toplantımız siyasi bir amaca yönelik olmamakla birlikte eğitim sistemine ve bu sistemin kurbanı olan Halil Dönmez hocamıza yapılan haksız uygulamaya yöneliktir. Hocamız öğrencilerini olumsuz yönden etkilemek suçundan Reyhanlı ilçemize sürgün edilmiştir.

            Eğitimin iyiden iyiye siyasallaştığı ve niteliğini kaybettiği şu dönemde eğitimin odak noktası olmasına rağmen biz öğrencilerin fikrine yeterince başvurulmamaktadır. Hepimiz maalesef tek hedef haline getirilip önümüze sürülen ve katıksız kabul etmemiz istenen bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. İdarecilerimiz bir taraftan kendi iradeleri dışında bir muameleye tabi tutulurken aynı anlayış; faydasına, gerekliliğine kattıklarına ve en büyük var olma sebebi olan rehberliğine bakmadan öğretmenlerimizin yerlerini olumsuz etkilemek gibi gülünç bahanelerle değiştirmektedir. Her halükarda mağdur olan biz öğrencileriz.

            Bu çerçevede hiçbir karşılık beklemeden, amacı biz öğrencilere Türk Milli Eğitiminin temel amaçlarından olan milli-manevi değerlerini benimseyen ve yücelten, Atatürk ilkelerini kendine rehber edinen, insan merkezli yaklaşımla, mesleki tecrübelerini kullanarak kariyer yollarını açan, doğru bilgiyi doğru kaynakla besleyen, hedefe odaklı çalışarak, anlamlı sınıf ortamında, nitelikli eğitim vererek, bu eğitimi gerçekçi rehberlikle süsleyen, özgür eğitim anlayışıyla özgür ifade yeteneği kazandıran, kişisel eğitim odaklı, eğitimci ve eğitimcilerimiz için buradayız. Halil Dönmez hocamızı geri istiyoruz.” dedi.

            Öğrenciler daha sonra İl Milli Eğitim ve ilçe milli eğitim yetkilileriyle görüşerek taleplerini ilettiler.

(Haber: S.Ergin-H.Kaya)


4 yıl, 9 ay önce / 25.12.2014 11:19:15   

RAMAZAN-I ŞERİF PAYLAŞMAKTIR

İçinde bulunduğumuz rahmet ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’in huzurunu yaşamaktayız.

Elbette bu ay sıradan bir ay değildir. Başı rahmet, ortası mağfiret sonu cehennemden azat müjdesi verilen Ramazan-ı Şerif, ibadet ayı olmakla birlikte sosyal yönden de toplumsal barış ve huzur için bir fırsattır.

Tutulan oruçlar, kılınan namazlar, yapılan ibadetler elbette önemlidir. Ancak bu özel ayın ulviyeti sadece ibadetlerle sınırlı değildir.

“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” hadisi ile Hz. Peygamber, bize önemli mesaj veriyor ve yol gösteriyor.

Ramazan-ı Şerif ibadet ayı olmakla birlikte aynı zamanda paylaşım ayıdır.

Fakir, fukara, gariban, yetim, öksüz, biçare insanlara bu ayda daha çok sahiplenmeli ve onlara maddi ve manevi destekle gönülleri alınmalıdır.

Yapılacak sadakalar, gıda yardımları, fitre ve zekatlarla sosyal dayanışma, toplumu daha da güçlendirmektedir.

Zenginler ve fakirler arasında bir gönül bağı oluşmakta. Zor durumda ki aileler, bir nebze de olsa rahat nefes alarak mutlu edilmektedir.

Oruçlu iken açlığın ne olduğunu daha farklı hissedebilen insan, fakirlerin durumunu daha iyi anlayabilmektedir.

Önce yakın akraba ve komşularımızdan başlayarak ihtiyaç sahibi insanlara elimizden geldiği kadar yardımcı olmak, hem dini hem de insani bir davranıştır.

Ramazan ayını fırsat bilerek toplumsal yardımlaşma ve dayanışma olgularımızı en üst seviyeye çıkarmalıyız. Bir insana yardım etmenin alt ve üst sınırı yoktur. Bir hurmada olsa yardımda bulunmak dinimizde önemsenmektedir.

Ramazan-ı Şerif ibadettir, paylaşmaktır.

Çünkü mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır.


2 yıl, 1 ay önce / 31.05.2017 09:11:21   

750 yataklı yeni devlet hastanesinin inşaatında son aşamaya gelindi:
BÖLGE HASTANESİ OLACAK




Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı`nın ortaklaşa yürüttüğü proje çerçevesinde 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar inşaatı tamamlanması beklenen 750 yataklı Yeni Devlet Hastanesi, bölge hastanesi olacak.

Edinilen bilgilere göre; devlet hastanesi inşaatını sürdüren TOKİ`nin Antakya`da ki hastaneyi 750 yataklı olarak inşaatını sürdürmesi hükümetin Hatay`a verdiği önem olarak değerlendiriliyor.

Başta Hatay olmak üzere çevre iller için de önem taşıyan hastane inşaatının 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar bitirilmesi ve hizmet vermeye başlaması bekleniyor.

Hastanenin hizmet vermeye başlamasıyla birlikte bugün sağlık kurumlarında yaşanan yığılmalar, uzun kuyruklara son verilecek. TOKİ tarafından Antakya`da yaptırılan ve 11 bloktan oluşan 750 yataklı Antakya Devlet Hastanesi bölgenin en büyük hastanesi olacak.

750 yataklı hastane, yataklı tedavi kurumlarının hem kapasitesini artıracak hem de adeta bölge hastanesi gibi, 1,5 milyon nüfuslu ilin tamamına hizmet verecek.

Yaşanan söz konusu gelişmeden büyük bir mutluluk duyduklarını belirten Antakyalılar ise hâlihazır hizmet veren sağlık kurumlarının artık Antakya`ya yetmediğine dikkat çekti. Bu nedenle söz konusu hastanenin ciddi bir açığı kapatacağına inandıklarını söyleyen Antakyalılar, ilgili birimlere ve hükümetin ilgili bakanlığına gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyoruz dedi.

(Haber: Hasan KAYA)

5 yıl, 1 ay önce / 2.9.2014 10:35:16   

Dile Dolanan, Sadece Akif mi? - 2

Kendine yer edinmek için akıl, mantık ve izan ölçülerini rafa kaldırarak önüne gelene saldırmanın bir manası var mı?

Temellendirilmiş bilgiler olmadan, duyguları istismar ederek tribünlere oynamak, ilim adamına (!) ne kadar yakışmaktadır? Bir kimse düşünün, 15 Temmuzdan önce suspus olacak, ama ondan sonra da yel değirmenlerine saldırmak için atına atlayacak! Ne ala, ne ala! Ayrıca, bu zatın diline dolamadığı kimse kaldı mı acaba? diye düşünmekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz. “İhanetin analizi” makalesinde söylediklerine dikkat buyurun:  

“Fethullah Gülen (F.G.) 1980 öncesinin en ateşli vaizi idi. Nurcuların en kapalı gurubu olup özellikle Seyid Kutup gibi İslamcı denilen ihtilalci liderlerin tesiri altındaydı. Nitekim gençlik yıllarını Seyid Kutub’un eseri olan ‘Fizilali’l Kuran elimizden düşmezdi’, diyerek belirtecektir.”[1] iddiası da, iddiadan öte cehalet değilse tam bir komedidir. Bırakın Feto’yu, Nur cemaatinin büyük bir kesiminin, kolay kolay Said-i Nursi’nin kitapları dışında bir kitap okumadığı bilinir. Nerde kaldı ki Feto, Seyyid Kutub gibi bir şehidin kitabını okusun ve onu rehber ittihaz edinsin! Aslında tam da burada sorulması gereken soru şudur: “Sözüm ona, bu kadar aleyhine atıp tuttuğunuz Feto’nun beyanatı, ne zamandan beri sizin için geçer bilgi oldu?”

Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır Seyit Kutup şehit edilmeden önce kendisine şu teklifte bulunur: “Şimdiye kadarki söz ve hareketlerinde yanıldığını beyan ederek Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır’dan özür dilediğin takdirde idam hükmünü bozacak ve seni serbest bırakacaktır.” Seyit Kutup bu teklif karşısında şu tarihi ve de destansı cevabı verir:

“Eğer idamı hak etmiş olarak, hakkın emri ile ipe çekiliyorsam, buna itiraz etmek haksızlıktır, eğer batılın zulmüne kurban gidiyorsam, batıldan merhamet dileyecek kadar alçalamam.” Dilini şehidin kanına pervasızca bulayanların, öncelikle Allah katında dişe dokunur hangi amellerinin olduğunu sorgulasınlar, sonra da dönüp, Allah’ın düşmanı karşısında, canı pahasına eğilmeyen ve şehadete koşan bu kahramanla, Amerika’yı mesken tutmuş ve onların kucağında mest olmuş ve vatanına ihanet etmiş bu melun yaratık arasında nasıl bir bağ, nasıl bir ilinti kurulduğunu ve hiç Allah’tan korkmadan o cümlelerin nasıl sarf edilebildiğini düşünsünler!   

Esasen dile sahip çıkmak, çok önemli bir meziyettir. Seyyid Kutup, Mehmet Akif ve daha nice değerler, egoların tatmini ve nefislerin putlaştırılması uğruna, itibar suikastına maruz tutulmuşlardır. Son zamanlarda bunlara bir de Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez eklendi. Fetö’nün bile kendi adına “Fetullah” derken, ki nüfus cüzdanında öyledir. Malum Prof. tarafından ona “Fethullah” payesi verilerek ve hem de söyledikleri, Müslümanların aleyhine delil ittihaz edilerek kullanılırken, verdiği bilgilere şüpheyle bakılmadan kabul görmesi mümkün görünmemektedir.

Son bir söz: Hiçbir kul, hatadan hali değildir. Hal böyleyken, bir hatasından dolayı insanı külliyen reddetmek ve hatta onu ihanet çemberine sokmak da iyi niyetin göstergesi kabul edilemez. Ne ki, Akif merhum için de durum aynıdır. Akif, en fazla Abdülhamit cennetmekân konusunda yanılmıştır denilebilir, o kadar. Bu milletin evladı olarak bize düşen de her iki ecdada Fatihalar göndermektir. Değilse bu yapılanlar ve söylenenler, fitne ateşini harlamaktan başka bir manaya da gelmeyecektir!  



 


2 yıl, 1 ay önce / 13.06.2017 08:56:29   

Şehit Özen Karakolu yeni hizmet binasında

Hatay İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği yeni hizmet binasına taşındı.

            Cumhuriyet Mahallesi M. Lütfi Rifaioğlu Caddesi, Antakya Anadolu Lisesi karşısında ve Hatay İl Müftülüğü yanında uzun yıllardır hizmet veren, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği, İskenderun yolu üzerinde bulunan Güzelburç Mahallesindeki yeni hizmet bina-sına taşınarak vatandaşın can ve mal güvenliği için çalışmalarına başladı.

            Hatay'ın Büyükşehir Belediyesi ve Antakya'nın yeni ilçe olmasının ardından, 483 bini aşkın nüfusu ile sınırlarının da genişlemesi sonucu vatandaşın güvenliği de ön planda tutuluyor.

            Hatay İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ’ın göreve geldiği günden itibaren vatandaşın huzuru, can ve mal güvenliği için çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

(Haber&Fotoğraf: Hasan KAYA)


4 yıl, 7 ay önce / 12.02.2015 10:48:42   

YALAN KONUŞMAK AİLE TEMELİNİ YIKAR

Yalan konuşmak, karşındaki kandırmak, aile ve toplumu temelinden sarsar. “Yalan konuşup, aldatan bizden değildir.” Buyuran Allah Resulü yalan üzere hiçbir şeyin bina edilmeyeceğini bize bildirmiştir.

Atalarımız “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” yalanla-dolanla bir yere varılamaz. İnsan arasında güven çok önemlidir. Yalana başvurmak gösterilen güveni yok eder. Güvenirliğin zedelenmesi ise kişinin şahsını onurunu kaybetmiş olur. Halk arasında onursuz yaşamak ölmekten beterdir.

Ölünceye kadar başı önüne eğik dolaşmakta işin cabasıdır. Zilletle yaşamaktansa ücra bir köşeye çekilmek daha şerefli olsa gerektir.

Allah Resulü efendimiz “Aldatan bizden değildir” buyurmuştur. Efendimizin huzurundan dışlanmaktan daha erzel bir durum olabilir mi? Bilemiyorum. Yalancının ne Allah yanında ve ne de Resulullah huzurunda bir payesi yoktur. Kendi yalnızlığında gömülüp gitmiştir.

Yalanla yatıp kalkanların tek çıkar çaresi tevbe ve istiğfar etmesidir. Gözyaşı dökerek pişmanlık göstermesidir. Belki Cenab-ı Allah günahlarını bağışlar da affeder. Anasından yeni doğmuş gibi kendine döner. Çaresiz hiçbir dert yoktur. Mutlaka bir devası vardır. Yeter ki, nedamet duy.   


2 yıl, 1 ay önce / 08.06.2017 09:49:02   

TAŞERON İŞÇİLERE KADRO VERİLMELİ

Öz Büro İş Sendikası Genel Merkez Yönetim Kurulu Y.Üyesi Ahmet Hakkı Zeytineli tüm taşeron işçilere kadro verilmesi gerektiğini belirtti.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz diyen Zeytineli yapmış olduğu açıklamada,  "Kamu ve özel sektör işletme ve işyerlerinde üretim ve hizmet faaliyetlerine yardımcı olarak düşünülen ancak zamanla bir istismar mekanizmasına dönüşen taşeron uygulaması artık yüz kızartıcı bir hal almış bulunmaktadır. İlgili herkes çok iyi bilmektedir ki taşeron uygulamasının ne rasyonel işletme kriterleri ne etkin ve kaliteli çalışma ne kamu maliyetini azaltma ne iş gücüne nitelik kazandırma ve ne de endüstriyel demokrasiyle bir ilgisi bulunmamaktadır.  İşçinin ücretini, kıdem tazminatını, yıllık iznini, işi ile ilgili tüm gereksinimlerini ve her türlü sosyal güvencesini üstlenen devletin taşerona neden ihtiyaç duyduğu ve niçin para verdiği büyük bir soru işaretidir. Taşeron firmalara akıtılan kaynağın bir bölümünün toplu iş sözleşmesiyle çalışanlara verilmesi devlete de işçiye de ciddi anlamda ekonomik artı sağlayacak, iş ve hizmet kalitesi daha da artacak ve kurumlar şu an uğraşmak zorunda kaldıkları birçok ekstra yükten ve iş yoğunluğundan kurtulmuş olacaktır.

Özellikle hastanelerin işlev ve fonksiyonları dikkate alındığında, yani insan hayatı ve sağlığı bağlamı göz önünde bulundurulduğunda tüm hastane çalışanlarının genel tartışmaların dışında tutulması hem anayasal bir zorunluluk hem de insani bir sorumluluktur. Düşük ücret ve sürekli işten atılma korkusunun yol açtığı travma, ekonomik ezilmişlik ve değersiz addedilme psikolojisi üzerinden verimli bir çalışma beklentisi trajediden başka bir şey değildir. “İşçilere kadro verilirse çalışmazlar” iddiasının ne yönetim felsefesi ne yönetici sorumluluğu ne de işletme kültürü ile bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Öz Büro İş Sendikası olarak, kamuda çalışan tüm taşeron işçilerine kadro verilmesini hem işin bir gereği bir hak, hem de hükümetin sözü ve borcu olarak kabul etmekteyiz.

Yıllardır haklı olduğunuz halde haksız muamelesi gördünüz. Dertli olduğunuz halde dikkate dahi alınmadınız. Hatta alacaklı olduğunuz halde borçlu çıkarıldınız.

Yaşadığınız bunca haksızlığa rağmen, işinizi aksatmadan sabırla, umutla bu durumun düzeltilmesini beklediniz. Konfederasyonumuz HAK-İŞ bu süreçte hep sizinle oldu, verdiği olağan üstü mücadeleyle yasanın çıkmasını sağladı. Şimdi sizin adınıza hem toplu iş sözleşmesi imzalayacak hem de kadro konusunda sonuç alacak bir aşamaya geldi.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz.

Yarım yüzyıla yakın tecrübesiyle Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Sendikamız Öz Büro iş ile birlikte; Emek ve emekçilerin her türlü sorunlarını bizatihi varlık nedenimiz bildik ve çözüme kilitlendik. Emeğin her zaman ‘yaşayan bir değer’ olduğu bilincini kaybetmeden emekçilerin umudu ve güven adası olmaya azamî gayret gösterdik.

“Birlikten Kuvvet doğar” ve “Sendika Seni Korur” düsturu ile hareket ederek, tüm işçi kardeşlerimi bir an önce Hak-iş Konfederasyonuna ait sendikalara üye olmaya davet ediyorum.”  dedi.

(Haber Merkezi)


3 yıl, 7 ay önce / 28.01.2016 10:27:08   

M. AKİF, ŞAHSİYET ABİDESİYDİ

Hatay Şairler Yazarlar Derneği Başkanı Ali Parlak, Milli Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’un vefatının 81.sene-i devriyesi nedeniyle yayınladığı mesajda M.Akif’in bir şahsiyet abidesi olduğunu belirtti.

O’nun yazdığı İstiklal Marşı; parçalanmış, darmadağın edilmiş, yok olmak üzere olan bir milletin, yeniden doğuşunun, şahlanışının destanıdır diyen HAŞYAD Başkanı Parlak, mesajına şöyle devam etti: “27 Aralık 2017; Milli Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’un vefatının 81.sene-i devriyesi.

Mehmet Âkif, inancıyla sanatını bir arada tutabilmiş, sarsılmaz karakteriyle de toplum tarafından sevilmiş yakın tarihimizin en önemli şair ve düşünce adamlarından biridir.

Mehmet Akif Ersoy, arkasında bıraktığı birçok şiirleriyle olduğu kadar, Vatan mücadelesine yaptığı katkılarıyla da övgüyü hak eden, vatanı için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan bir kişiliğe sahip olması nedeniyle örnek alınacak bir sevgi ve dava adamı olmuştur.

Mehmet Akif ERSOY sadece bir şair değildi. Yazdıkları yaşadıklarıydı. 63 yıllık ömrü çileyle, ıstırapla ve mücadeleyle geçti. Bu yönüyle model alınması gereken bir şahsiyet abidesidir O.

O’nun yazdığı İstiklal Marşı; parçalanmış, darmadağın edilmiş, yok olmak üzere olan bir milletin, yeniden doğuşunun, şahlanışının destanıdır.

81 yıl önce kaybettiğimiz, ölümünden sonra bile, hâlâ yeri doldurulamamış olan Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'u vefatının 81. yıldönümünde rahmet ve şükranla anıyorum.” dedi.

(Haber Merkezi)


1 yıl, 6 ay önce / 27.12.2017 09:40:58