......

SPOR HABERLERİ

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 280752
YORUM MANŞET
11 Milyon Ağaç; Bugün Fidan, Yarın Nefes
11 Milyon Ağaç; Bugün Fidan, Yarın Nefes

 11 Milyon Ağaç;  Bugün Fidan, Yarın Nefes

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gelecek nesillere daha yeşil bir Türkiye bırakmak için başlatılan seferberlik kapsamında “11 Milyon Ağaç; Bugün Fidan, Yarın Nefes” kapsamında Hatay’ın genelinde binlerce kişinin katılımıyla fidan ekimleri gerçekleştirildi.

Ülke genelinde aynı gün ve saatte gerçekleştirilen etkinlikte gelecek nesillere daha yeşil bir ülke bırakmak için yürütülen kampanyada 11 milyon fidan toprakla buluştu.
11 milyon fidanın toprakla buluşması için Türkiye genelinde başlatılan ağaçlandırma seferberliğinde Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte daha yeşil bir Türkiye için fidanlar toprakla buluştu.
Dünyanın en büyük sorununun çevre sorunu olduğunu söyleyen Hatay Valisi Rahmi Doğan, yaptığı konuşmada, “Bugün çevre sorunlarıyla mücadele için milyonlarca dolar para harcayan ülkeler bu sorunu çözemiyor. Türkiye Cumhuriyeti bu açıdan gerekli çalışmaları yapmaktadır. Bugün dikeceğimiz fidanlarla geleceğe nefes olacağız. Ecdadın bize emanet olarak bırakmış olduğu bu toprakları gelecek nesillere, çocuklarımıza, evlatlarımıza temiz bir çevre olarak bırakabilmek adına bu çalışmaları yürütmek lazım. Dünyanın hiçbir tarafında bu tür etkinlikleri göremezsiniz. Aynı anda 11 milyon fidanı toprakla buluşturan ve bunu bir festival havasında yapan ülkeye de rast gelemesiniz ama en çok eleştiriyi de Türkiye Cumhuriyeti hükümeti alıyor. Sanki çevreyi bertaraf ediyormuşuz, tahrip ediyormuşuz, ağaçları söküyormuşuz, ağaçları yakıyormuşuz imasında bulunanlar bugün bu faaliyetin ne anlama geldiğini iyi idrak etmeleri lazım." dedi.
AK Parti Hatay Milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelik de AK Parti hükümetleri olarak göreve geldikleri günden bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, yeşile, doğaya, tarıma, insanlığa önem verdiklerini ve vermeye devam ettiklerini belirtti.
“Bugün Fidan Yarın Nefes” sloganıyla tüm Türkiye’de yürütülen Geleceğe Nefes kampanyasının Hatay’daki etkinliğine Hatay Valisi Rahmi Doğan, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Antakya Kaymakamı Orhan Mardinli, milletvekilleri, eğitimciler, öğrenciler, gönüllüler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
(Haber Merkezi)

ALKIŞLAR MUHTEŞEM İKİLİYE
ALKIŞLAR MUHTEŞEM İKİLİYE

 ALKIŞLAR MUHTEŞEM İKİLİYEHatay ilinin zeytin diyarı Altınözü ilçesi son dönemlerde en şanslı günlerini yaşıyor. Uzun yıllar hizmete susayan ancak hakettiği hizmetleri alamayan Altınözü, özellikle son yıllarda devlet-millet desteğiyle yeni bir görünüme kavuştu.

 
Altınözü Kaymakamı Bülent Uygur ve Altınözü Belediye Başkanı Rıfat Sarı’nın el-ele, omuz-omuza vererek kaymakamlığın ve belediyenin imkanlarını seferber ederek vatandaşa hizmet götürmesi, takdir ediliyor.
Önceden adeta bir köy görüntüsü içerinde olan Altınözü ilçesi, altyapı ve yolların imar edilmesi yanında yeşil alanlara ve parklara önem verilmesiyle adeta altın çağını yaşıyor.
Bu yıl üçüncüsü yapılan Altınözü Zeytin ve Zeytinyağı Festivaline katılan çok önemli konuklar yanında binlerce vatandaşın ilgi göstermesiyle Altınözü ilçesi hem Hatay’ın hem de Türkiye’nin gündemine bir kez daha oturdu.
Altınözülüler, ilçeye yaptıkları hizmet yanında tanıtımını en güzel şekilde gerçekleştiren Altınözü Kaymakamı Bülent Uygur ve Altınözü Belediye Başkanı Rıfat Sarı’ya teşekkür etti.
(Yorum Haber Merkezi)

BU GURUR BİZİM
BU GURUR BİZİM

BU GURUR BİZİM Hatay Valisi Rahmi Doğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhuriyetin ilan edilişinin 96. yıl dönümünü kutlamanın gururu içeresindeyiz diyen Vali Doğan, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Cumhuriyet, bizim için sadece bir yönetim şekli değil, aynı zamanda tarihimizin en kapsamlı çağdaşlaşma hamlesi, toplumsal ve siyasal değişim projesidir. Cumhuriyet, milletimizin bağımsızlık ve hürriyetinden asla taviz vermeyeceğinin ifadesidir.
Malazgirt’ten başlayıp son bir asırdır Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de, Dumlupınar’da, Kıbrıs’ta devam eden zaferlerimizden, Suriye’deki insani duruşumuza kadar her gelişme, milletimizin asil duruşunun bir sembolüdür.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin her alanda çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacıyla Cumhuriyetin ilelebet bağımsız yaşamasını istemiş ve “Cumhuriyet; fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister.” diyerek gelecek kuşaklara emanet etmiştir.
Dün olduğu gibi bugün de büyük devlet olmanın şuur ve haysiyetine sahip olan necip milletimiz; birlik ve beraberliğini bozmak isteyenlerin, geleceğini karartmaya teşebbüs edenlerin hesaplarını daima hezimete uğratmıştır ve uğratacaktır. Zira İstiklal Harbimizi zafere taşıyan, Cumhuriyetimize hayat veren ruh, tıpkı 96 yıl önce olduğu gibi bugün de dipdiri yaşamaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle, bütün Hataylı hemşehrilerimin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile canlarını bu uğurda feda eden şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum." dedi.
ANITA ÇELENKLER SUNULDU
Dün Hatay Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı çelenklerinin sunulması
Saygı Duruşu, İstiklal Marşı ile Bayrağın göndere çekilmesi ile başlayan kutlama programı, Vali Doğan tarafından Anıt Şeref Defteri’nin imzalanması ile devam etti.
29 Ekim kutlama programı Antakya Şehitliğinde devam etti. Antakya Şehitliğinde Saygı Duruşu, Saygı Atışı, İstiklal Marşı ve Bayrağın göndere çekilmesi, Şehitliğin gezilmesi ve dua okunması ile ilk günkü program sona erdi.
29 EKİM 2019 SALI GÜNÜ ETKİNLİKLERİ:
Hatay Valiliği makamında tebriklerin kabulü ile başlayacak program, Gündüz Caddesinde saat: 10.00’da geçit töreni ile devam edecek.
Gündüz Caddesi’nde yapılacak geçit töreninde sırasıyla törene katılanların ve halkın bayramının kutlanması, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı (Büyükşehir Belediye Bandosu Eşliğinde), günün anlam ve önemine ilişkin Vali, Rahmi Doğan’ın konuşması, Şiir okunması (Orta öğretim okulu öğrencisi)
Yerel Halk oyunları gösterileri, Şiir okunması (Lise öğrencisi), Zeybek Oyunu, Geçit töreni(Armutlu - Gündüz Caddesi - Cumhuriyet Alanı istikametinde) yapılacak
Havanın yağışlı olması halinde, Bayram Töreninin,  Geçit Töreni haricindeki kısımları saat 10.00’da Kapalı Spor Salonunda icra edilecek.
(Haber Merkezi)

HBB’DEN YENİLENEBİLİR ENERJİ ADIMI
HBB’DEN YENİLENEBİLİR ENERJİ ADIMI

 HBB’DEN YENİLENEBİLİR ENERJİ ADIMI

Hatay Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların sıklıkla tercih ettiği alanlarda çağa uygun yöntemler ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak aydınlatma çalışmaları gerçekleştiriyor. 
Büyükşehir Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Dairesi Başkanlığı, Defne Sevgi Parkı’nın Akdeniz Mahallesi’ne bakan kısmında güneş enerji paneli ve rüzgâr gülleri aracılığıyla elektrik üreterek, bu elektrik enerjisi ile parkın aydınlatılmasını sağlıyor. 
Gelecek nesillere her zaman temiz bir çevre bırakmak için gayret gösteren HBB, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaşması için gelecek günlerde de çalışma gerçekleştireceğini duyurdu. 
(Haber Merkezi)

EV YANDI, AİLE ORTADA KALDI
EV YANDI, AİLE ORTADA KALDI

 EV YANDI, AİLE ORTADA KALDIAntakya’da evde çıkan yangın Yılmaz Ailesini ortada bırakırken yaklaşan kış öncesi ev sakinleri perişan durumda.
Bağrıyanık Mahallesi 1. Sokak No: 100 adresinde bulunan (Fenerbahçe İlkokulu alt sokağı) elektrik kontağından çıktığı tahmin edilen yangında evin tüm eşyaları yanarak zarar gördü.

Ali Yılmaz ve eşi Dursun Hanımefendinin yaşadığı evde geçen hafta çıkan yangın tüm ev eşyalarının yanmasına neden oldu.
Kredi çekilerek yapılan ev ve borç-harç edilerek satın alınan tüm eşyaların yanması Yılmaz Ailesini derinden üzüntüye boğdu. Voltaj yüksekliğinden kaynaklı elektrik kontağından çıkan yangında eşyalar yanında evin fotoğraflar dahil tüm hatıraları yandı.
Aradan bir hafta geçmesine rağmen kaderine terk edilen Yılmaz Ailesi, Devlet yetkililerinden ve hayırsever insanlardan ev eşyası dahil yardım bekliyor.
Bir devlet kurumundan emekli olan, aldığı emekli maaşı kredilere ve ev eşyası taksitlerine giden Ali Yılmaz, yaklaşan kış öncesi zor durumda olduklarını ifade ederek Hatay Valiliği’nden, Antakya Kaymakamlığı’ndan, belediyelerden ve hayırseverlerden destek beklediğini söyledi.
Not: Ali Yılmaz İrtibat telefonu: 0555 899 42 27
(Haber: S.Ergin)

HATAY, FESTİVALE ONUR KONUĞU OLDU

İzmir Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle bu yıl 21’incisi düzenlenen Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali açılışında Hatay ili onur konuğu oldu.

Gerçekleştirilen açılışa, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe, Bayındır Belediye Başkanı Ufuk Sesli, İlçe Kaymakamı Mehmet Ali Öztürk, BAYÇİKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Ersoy Sümerkan, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve parti yöneticileri katılım gösterdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla ulusal ve uluslararası ziyaretçilerin ilgisini çekmeyi başaran "Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali" renkli görüntülerle başladı.

Hatay'ın  "Onur Konuğu İl", Tekirdağ Süleymanpaşa'nın ise "Onur Konuğu İlçe" olarak katıldığı festival, geleneksel kortej yürüyüşünün ardından Bayındır ile Tekirdağ Süleymanpaşa halk dansları topluluklarının gösterileri ile devam etti.

Sadece tarımda değil çiçekçilikte de her zaman üreticinin yanında yer aldıklarının altını çizen Başkan Savaş, Hatay’da 3 bine yakın çiçek çeşidi ile 850 civarında tıbbi aromatik bitkinin de bulunduğunu belirterek Hatay’da yeni bir kooperatifin kurulduğunu ve Avrupa ülkelerine de çiçek ihraç etmek istediklerini belirtti.

Ayrıca EXPO 2021'e ev sahipliği yapacak Hatay'ın tıbbi ve aromatik bitkileri ile çiçek çeşitlerini tanıtma fırsatı bulduklarını da vurgulayan Başkan Savaş,  organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.

(Haber Merkezi)


1 yıl, 7 ay önce / 04.05.2018 09:46:11   

“İKİ İYİ ÇOCUK” ÇOK İYİ

  Yakın dönemde konusu Antakya olan ya da Antakya’da çekilen çok sayıda dizi filmi izledik.  O filmlerden hiç birisi beni en son çekilen ve adı; “İki İyi Çocuk” olan sinema filmi kadar heyecanlandırmadı. Aksine o dizilerin çoğunda gerçek Antakya yoktu. İşlenmeye çalışılan hoşgörü teması bile oldukça yapay ve yavandı. Şehrin tarihi dokusunu, zengin kültürünü yansıtmaktan çok uzaktı o diziler. Hatta izlerken öfkelendiğimi z anlar dahi oluyordu. Yalan yanlış kurgularla; her türlü entrikanın kol gezdiği köhne bir kent tasviri yapılıyordu.

Yönetmenliğini hemşehrimiz Mehmet Demir Yılmaz’ın yaptığı ve Antakya’nın sevilen tiyatro sanatçısı Mesut Kurt’un da rol aldığı İki İyi Çocuk filmini yukarıda saydığım endişelerden dolayı daha çok merak ediyor ve bir an önce izlemek istiyordum.

Film gösterime gireli iki hafta olmuştu. Ha bugün ha yarın derken nihayet dün akşam izleme fırsatı buldum. Tek kelimeyle mükemmel bir filmdi. Hatta izlerken eleştirel gözle tüm ayrıntılara dikkat ederek acabalarla, kuşkularla izledim. Elbette bir sinema eleştirmeni değilim. Sadece izlerken bende uyandırdığı duygulardan hareketle; iyi, kötü ya da fena değil diyebilecek kadardır yapacağım değerlendirme. 

Sinemadan gelir gelmez, sıcağı sıcağına yazıyorum; baştan sona çok iyi bir filimdi. Konusu bizdik çünkü. Antakyalı komiser Murat’tı filmin kahramanı. O ki; bu şehrin gülü, her Antakyalının karşılıksız sevdiği iyi çocuk. Yaşı 40’a merdiven dayasa da o hala çocuk.

Ve Antekeli Mesut; içimizden biri, söylediklerine gülüp geçtiğimiz, gerçek değerini bilemediğimiz usta bir sanatçı. Umarım bu filmde gösterdiği performansın ardından değeri daha da iyi anlaşılır.

Şairimiz Ali Yüce ve bestekârımız Muhammet Hariri’nin hatırlanması da büyük bir vefa örneğiydi. Keşke Cemil Meriç’te olsaydı.

Özetle; İki İyi Çocuk,  çok iyiydi çook…


1 yıl, 3 ay önce / 14.09.2018 09:15:53   

REİS, HATAY’DA ESTİ GÜRLEDİ


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri kampanyası kapsamında İskenderun ilçesindeki mitinge katıldı. İskenderun Anıt Alanı’nda düzenlenen mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç ve dış düşmanlara sert açıklamalar yaparak gözdağı verdi.

 Hatay ve İskenderunluları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir ayda ziyaret ettiği 37 il ve 12 ilçeden barış, esenlik, kardeşlik mesajları getirdiğini söyledi.

Reyhanlı’da 52 vatandaşı şehit eden katilleri de Suriye’de saklandıkları deliklerde bularak Türkiye’ye getirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi mahkemelerimiz döktükleri her damla kanın hesabını o alçaklardan tek tek soruyor. Aynı şekilde Gezi olaylarını planlayanlar, finanse edenler, 12 tane ağacı bahane ederek hükûmeti devirmeye çalışanlar da yargıya hesap veriyor. Artık Türkiye’de kimsenin işlediği suç yanına kar kalmıyor.

Sadece Reyhanlı katillerini değil, FETÖ’cü alçakları da kaçtıkları yerde buluyor yargıya teslim ediyoruz. Pensilvanya’daki şarlatanın parmağında oynattığı kuklalarına rağmen koro hâlinde bize iftira atan Kandil’in mızıkacılarına rağmen bu ülkede adaleti muhakkak tecelli ettireceğiz. Suriye’den Irak’a kadar ülkemize yönelik her türlü oyunu hem masada hem sahada bozacağız. Binlerce tır dolusu silahla donatılanları nasıl Afrin’de hezimete uğrattıysak, inşallah Münbiç’ten başlayarak güney sınırımız boyunca da bunlara hadlerini bildireceğiz. YPG bize saldırmaz diyen CHP’nin başındaki gafile rağmen Suriye’nin kuzeyinde ülkemiz karşıtı bir terör koridorunun oluşturulmasına fırsat vermeyeceğiz.” dedi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Taksim’de CHP ve HDP öncülüğünde bir araya gelen topluluğun ezan okunduğu sırada Ezan-ı Muhammediye’yi ıslıkladıklarını anımsatarak, vatandaşlara bunun görüntüsünü izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan “Ezan-ı Muhammediye’yi ıslıklayan nursuzlara, Cuma salasıyla dalga geçen edepsizlere” sandıkta Osmanlı tokadı vurmalarını istedi.

TÜRKİYE’Yİ GÜÇLENDİRECEK TEK BİR PROJELERİ DAHİ YOK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin boş teneke misali çok çıkardığını ancak Türkiye’ye dair vizyon, plan ya da fikirleri olmadığını belirterek, “Türkiye’yi kaldıracak, yüceltecek ekonomik, siyasi, ticari, askerî olarak güçlendirecek tek bir projeleri dahi yok. Her kamera gördüklerinde, mikrofonu ellerine her aldıklarında koro hâlinde bize saldırıyorlar, hepsi birden bize iftira atıyorlar. Vizyon boşluğunu, ufuk yokluğunu hakaretle kapatmaya çalışıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

CHP’nin başını çektiği ittifakın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayının “oy varsa yol var, oy yoksa yol da yok” diyerek vatandaşı azarladığı görüntüleri de meydandakilere izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Hatay’da bu adama haddini bildirmek görevimiz değil mi? Öyleyse çok çalışacağız ama bunun genel başkanı da genel başkan değil ki. Genel başkan olsa kalkar der ki ‘ya sen böyle nasıl dersin, nasıl böyle konuşursun?’ İnanın benim bir belediye başkanım böyle bir yanlış yapsa kapıya koyarım. Çünkü benim vatandaşıma, benim halkıma belediye başkanı böyle bir hakarette bulunamaz.

Türkiye son 17 yılda hangi başarıya imza atmışsa HDP’ye, CHP’ye, marjinallere, CHP zihniyetindeki bürokratik vesayete rağmen başarmıştır. Şimdi bu kardeşiniz Cumhurbaşkanı olarak 4,5 yıl Türkiye’nin başında. Şimdi ben size ne diyorum biliyor musunuz? İşte Hatay’da İbrahim Güler kardeşimizi Büyükşehir’e Belediye Başkanı yapalım. Ve değerli kardeşlerim, Fatih Tosyalı kardeşimi İskenderun’a Belediye Başkanı yapalım. Ve böylece Cumhurbaşkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı ve İskenderun İlçe Belediye Başkanı üçlü olarak buralarda mevcut eksikleri gidererek yeni bir İskenderun, yeni bir Hatay inşa edelim” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda 31 Mart seçimlerine az bir zaman kaldığına işaret ederek, vatandaşlardan Cumhur İttifakı’nın adaylarına destek istedi.

(Haber Merkezi)


8 ay, 3 hafta önce / 12.03.2019 13:29:10   

EN ÇOK YATIRIM EĞİTİME

Hatay Valisi Rahmi Doğan, Hatay’ın çalışan katma değer üreten bir olduğuna vurgu yaparak “Çocuklarımızı geleceğe iyi hazırlayabilmek için modern tekniklerle etmemiz gerekiyor. En çok yatırım Milli Eğitim'e yapıyoruz” dedi.

 Vali Doğan, Samandağ Mahalle Muhtarlarının katılımı ile gerçekleşen buluşma toplantısında muhtarların sorunlarını dinleyerek çözümü noktasında ilgili kurum müdürlerine talimatlar verdi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Vali Doğan,  ‘Göreve başladığım günden beri her fırsatta kamu kurum müdürlerimiz ile muhtarlarımızı bir araya getirip ilçemizin sorunlarını dinleyerek, çözüm önerilerini birlikte değerlendiriyoruz. Böylelikle sorunları yerinde görüp çözüme kavuşturmaya çalışıyoruz.

Samandağ için çok ciddi yatırımlar yapmaya çalışıyoruz. Bu yatırımlarla Samandağ daha güzel olacak. Çevre yolu da 2019 yılı ekim ayı itibariyle tamamlanmış olacak. Aynı zamanda Samandağ- Arsuz yolu bitmiş olacak. Burada tarihi, kültürel varlıklarımız var. İnsanlar Samandağ’ı merak ediyorlar. 2020 yılının yazında turizmin burada daha farklı olmasını bekliyoruz.  Tarımla ilgili yapılan çalışmalar var. Burası gerçekten bir tarım kenti, çok verimli topraklara sahip. Sağlıkla ilgili olarak da 75 yataklı hastane yatırımımız devam ediyor. Milli eğitimle ilgili olarak da oldukça iyiyiz. Çocuklarımızı geleceğe iyi hazırlayabilmek için modern tekniklerle etmemiz gerekiyor. En çok yatırım Milli Eğitim'e yapıyoruz. Hatay olarak çalışan katma değer üreten bir iliz. Buraya tüm kamu kurum müdürlerimizle birlikte geldik. “ dedi

Konuşmaların ardından muhtarlarımız söz alarak mahallelerinin ihtiyaçlarını ve taleplerini Vali Doğan’a ilettiler. Vatandaşlarımızın kendisine ilettiği sorun ve talepleri dinleyen Vali Doğan, kısa sürede halledilebilecek sorunların çözümüne ilişkin ilgili kurum İl müdürlerine talimatlar verdi.

Toplantıya Hatay Valisi Rahmi Doğan’ın yanı sıra Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, Samandağ Kaymakamı Murat Kütük, Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, kurum il müdürleri, ilgili kuruluşların üst düzey yetkilileri ve muhtarlar katıldı.

Toplantı sonrası Vali Doğan, beraberindeki heyet ile birlikte geçen hafta yapım sözleşmesi imzalanarak yer teslimi yapılan ve inşaat çalışmaları başlayan Samandağ- Arsuz yolu inşaatında incelemelerde bulundu.

(Haber Merkezi)


8 ay, 2 hafta önce / 15.03.2019 10:16:38   

Ergin Medya’yı ziyaret eden Saadet Partisi Antakya Belediye Başkan Adayı Fahri Serdar Özal YOLSUZLUK VE İSRAFA GEÇİT VERMEYECEĞİZ

Saadet Partisi Antakya Belediye Başkan Adayı Fahri Serdar Özal, Antakya’nın hak ettiği hizmeti alamadığını belirterek kaynakları verimli kullanacaklarını, yolsuzluk ve israfa geçit vermeyeceklerini açıkladı.

Özal, Ergin Medya’yı ziyaret ederek yönetim kurulu başkanı Sadullah Ergin ile seçim sürecini ve memleket meselelerini konuştu.

Antakya Belediyesi’nin borç batağında ve icralık olduğuna dikkat çeken Özal, düşüncelerini şöyle anlattı: “Bu seçimin bir yerel seçim. Cumhurbaşkanı seçmiyoruz. Beka sorunu varsa Antakya’mızda var. Antakya Belediyesi borç batağında ve icralık. Ben Antakyalı Hemşerilerime inanıyorum. Bu sefer hizmet erine, hizmet sevdalısına Antakya aşığına oy verecekler. Antakya Belediye Başkanlığına hizmet etmek için aday oldum. Antakyalı hizmet istiyor. Yerel seçimi genel seçim havasına sokmaya çalışanlara hemşerilerim gerekli cevabı verecek. Cumhurbaşkanı görevde ve hepimizin Cumhurbaşkanı. Bunu tartışan yok. Kendilerine oy alamadıkları için bu yola sokuyorlar. Ama bu sefer Antakyalı dürüst halkım kendisine hizmet yapan, güvendiği adaya oy verecek. Hayatımın her dönemi ve aldığım her görevde Dürüst Hizmet için aday oldum şimdide aynı ilke ve inançla Antakya Belediye Başkanlığına adayım. Antakyalım bilsin ki ‘Daima planlı ve programlı çalışacağız, işi ehline vereceğiz, yolsuzluk ve israfa geçit vermeyeceğiz, halkımın emanetine sahip çıkacağız, partizanlık ve ayrımcılık yapmayacağız, belediyede kapıları kaldıracağız ve gönlümüz her zaman ve herkese açık olacak, her işi hızlı doğru ve estetik biçimde yapacağız, hesap verilebilir ve şeffaf olacağız, halkımız ile bütünleşeceğiz, haksız rant sağlamayacağız.” dedi.

(Haber: A.Vahit Güraslan)


8 ay, 3 hafta önce / 08.03.2019 11:12:42   

‘NE KADAR OY O KADAR HİZMET’ ANLAYIŞINA SON VERECEĞİZ

Cumhur İttifakı Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İbrahim Güler:

Cumhur İttifakı Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İbrahim Güler, AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Kırıkhan Belediye Başkanı ve başkan adayı Ayhan Yavuz, MHP ve AK Parti Teşkilatları ile birlikte Amik Ovası Topboğazı mevkiinden başlayarak Kırıkhan’ın köy ve mahallerini gezdi.

Vatandaşla helalleşmeden anlaşma olmaz diyen Güler,  “Pazarlık yaparak olmaz, oy verin hizmet gelsin demekle olmaz. Bu sorunları çözmek bir belediyenin vaat değildir, asli görevi ve sorumluluğudur” sözü verdi.

Kırıkhan halkından büyük destek gören Cumhur İttifakı Adayı İbrahim Güler, özellikle vatandaşların Büyükşehirin sorumluluk alanında olan ‘’su sorunumuz var, yollarımız bozuk, alt yapımız yok” şikâyetlerini dinleyerek notlar aldı.

Cumhur İttifakı HBB adayı İbrahim Güler, yaptığı konuşmada ‘Yerel yönetimlerin yapacağı projelerle genel idarenin yapacağı projeleri bütünleştirdiğimiz zaman Hatay kazanacak. Biz buna inanıyoruz. Bunun için de tüm belediyeleri almamız lazım. Gündüz oturmayacağız, gece uyumayacağız, ev ev kapı kapı dolaşarak Cumhur İttifakının önemini anlatacağız. İnşallah 31 Mart'ta büyükşehir başta olmak üzere 15 ilçemizi alacağız" şeklinde konuştu.

Belediyecilik hizmetlerine değinen Güler, ‘Biliyorum ki burada uzun yıllardır söz verilmesine rağmen ihmal edildiniz. Hatay’ın 15 ilçesi kaderine terk edilmiş durumda. Belirsizlik tüm vatandaşlarımızı tedirgin ediyor. Dolayısıyla burada esas olan sağlam bir irade gerekiyor. O irade bizde, üretken gönüllü belediyecilikte var. Burada dikkat edeceğimiz husus şudur. Vatandaşla helalleşmeden anlaşma olmaz. Pazarlık yaparak olmaz, oy verin hizmet gelsin demekle olmaz. Bu sorunları çözmek bir belediyenin vaat değildir, asli görevi ve sorumluluğudur” sözü verdi.

Özellikle Kırıkhan kadınların ve gençlerin ilgi ve alakası ile karşılanan Cumhur İttifakı Heyetine kadınlar yaptıkları tatlı ikramlarında bulundular.

‘Herkesin oyuna talip olduğunu’ belirten Güler, milletin olan büyükşehir belediye kaynaklarını, devletin verdiği imkânları, Hatay’daki her mahalleye her vatandaşa adaletle ve eşitlikle ile sunacaklarını söyledi.

Kırıkhan programlarında ev sahipliği yapan MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, yaptığı konuşmada ‘‘Oyumuz HDP ile aynı sandığa girer mi? Aynı hanenin altına yazılır mı? Hısım akrabalık vatanın geleceği için hesaba bile alınmaz. İnanıyorum ki 31 Mart’ta sandıkları patlatarak Cumhur İttifakı’nın üstüne, ay yıldızlı bayrağımızı dikeceğiz’ ’diyerek konuşmasına son verdi.

(Haber Merkezi)


9 ay, 1 gün önce / 05.03.2019 10:35:38   

Daha Ne İstiyorsunuz ?

 İslam adına yola çıkanlar geçmişte hayal ettikleri ne varsa hepsini elde ettiler.   Tek başına iktidar olma, Mecliste istediği yasayı çıkarma gücü, yargının kontrolü, KHK yetkisi, bürokratik güç, devlet bütçesi, uzun yıllar iktidarda kalma, medya desteği, ne istiyorlarsa 17 yıldır hepsini elde ettiler. Hatta Devlet Bahçeli de gelsin bizi desteklesin dediler. Devlet Bahçeli bile “Reis ne derse o olur” dedi. Büyük Birlik geldi teslim oldu. Soylu ve Kurtulmuş geldi, teslim oldu. Peki, bütün bunları elde ettiler de ne oldu? Her yaptıklarında bir hikmet aranarak yaptıkları her hata alkışlandı.

Elbette güzel gelişmelerden örnek verebileceğimiz mesela başörtüsü sorunu çözüldü. Okul müdürleri “bizden/yandaş” kişiler oldu. Banka müdürleri cumaya gidenlerden seçildi. Yol, köprü, tüneller, stadyumlar, müzeler, hastaneler, adalet sarayları yapıldı.

Konuşmaya gelince güzel hamaset nutukları, One Minuteler, Eyy! diye başlayan çıkışlar, okunan Kur’an-ı Kerimler hoşumuza gitti.

Elde edilen bütün yetkilere rağmen milli ve manevi değerlerimizi tahrip edecek ne varsa hayatımıza girdi. Aile kurum perişan oldu. Evlilikler bitmeye, boşanma oranları önüne geçilmez bir hale geldi. Dindarlar faize alıştırıldı. Faiz dünya gerçeği oldu. Borç kat kat arttı. Kredi kartı kullanımı arttı. Milyonlarca insan hacizle karşı karşıya kaldı. Yandaşlar ihaleleri paylaşarak zenginleşti. Mücahitler müteahhit oldu.

Eğitimde kadrolaşma ile her şeyi çözeceklerini zannettiler ama iş çığırından çıktı ve eğitim yap-boza döndü.  Ahlaksızlıklar kitaplarda yer almaya devam etti. Okullar filim sahnelerine döndü.

Dış politikada sorun yaşamadığımız ülke kalmadı. Avrupa Birliği uğruna ne taviz varsa verildi. İslam birliği gündeme dahi alınmadı. Birlik yapacak İslam ülkesi kalmadı, hepsiyle bozuşuldu. ABD ile iş tutuldu. İslam ülkeleri Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) çerçevesinde parçalandı. Projeye destek olarak eş başkanı oldular. İncirlikle ve daha birçok üsten, limandan destek verdiler.

İsrail ile her türlü anlaşmalar yapıldı. Kudüs bölündü, Şimon Perez TBMM’de alkışlandı. Papa Saray’a davet edip karşısında el pençe divan duruldu. “Her konuda aynı düşünüyoruz” denildi. Mavi Marmara davası 20 milyon dolara anlaşıldı.

Ülkede ne kadar fabrika varsa satıldı. Varlık fonu kurulup “IMF’ye borcumuz yok” lafı herkese yutturuldu. Ama uçan kuşa olan borç söylenmedi.

Üretimden çok tüketim politikaları esas alındı. Ülke açık pazar haline getirildi. Kapitülasyonlardan beter olundu. İğneden ipliğe her şey ithal edilir duruma geldi.

Elektrik, doğalgaz faturaları kabardı. Domatesten zeytine, bilumum ürünlerde enflasyon yüzde 60’a dayandı. Ama memura zam vermemek için enflasyon rakamıyla oynandı.

Cari açık rekor seviyede arttı. Doğru rakamları açıklayan İstatistik Kurumu Başkanı görevden alındı.

Yem, yakıt gibi girdiler ithal edildiği için fiyatlar fahiş oranda arttı. Çiftçi ürününü ekemez duruma geldi. Üretimi teşvik etmek yerine canlı hayvan ve karkas et ithal edildi.

Ülkede ne adalet kaldı ne kalkınma. Adalet endeksinde dibe vuruldu.

Korku imparatorluğu hâkim oldu, kimse eleştiremez oldu. Eleştirenler susturuldu.

İşsizlik her geçen gün arttı.

Yolsuzluklar, adam kayırmacılığı, ihaleye fesat karıştırma gündemden düşmedi.

Haklı haksız bir birine karıştı.

Cinnetler, cinayetler, fuhuşlar, madde bağımlılıkları rekor kırdı.

Milli piyango başta olmak üzere iddia, kumar teşvik edildi, çeşitlendirildi. Kısa yoldan zengin olma hayalleri insanları tembelleştirdi.

İsraf olabildiğine arttı. Makam araçları şatafatlar aldı başını gitti. Milyonlarca ton gıda çöplere atılır oldu.

  Ülkede eş cinselliğin önü açıldı. Konu uzmanlar tarafından tartışılacağına siyasi malzeme haline getirildi.

TV dizileri tahrip eden yayınlar ile genç nesli bozdu. Sabah kuşakları, bilmem ne adası yarışmaları reyting rekorları kırdı. Gizli ve yasak cinsellik aşk diye pazarlandı.

Tek doğru bizim doğrumuz deyip medya susturuldu ve tekelleşti. Kişinin kaderi, ülkenin kaderiyle aynileştirildi.

Dün söylediklerinin bugün tam tersini söylediler. (Ergenekon, Suriye Barış Süreci, FETÖ)  Bütün bunlara rağmen kendilerini desteklemeyenleri hain ilan ettiler. İnsanları kutuplaştırdılar, böldüler, parçaladılar,  kardeşliği zedelediler. Şimdi de seçim kaybetme ihtimalini beka sorununa çevirdiler. Yerseniz!


10 ay, 1 gün önce / 05.02.2019 14:18:06   

28 ŞUBAT, DEMOKRASİYE VURULAN KARA LEKE

28 Şubat ‘Post Modern Darbe’nin yıl dönümünde demokrasiye yönelik tüm müdahalelerin bir insanlık suçu olduğunu haykırmak için dün AK Parti Hatay İl binası önünde bir basın açıklaması yapıldı.

 28 Şubat darbe girişiminin demokrasiye vurulan kara bir leke olduğu ifade edilerek “Güçlü Türkiye’nin güçlü yarınlarına milletimizle birlikte yürüyoruz.” Denildi.

Dün AK Parti İl binası önünde düzenlenen basın toplantısına AK Parti Hatay Milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelik, AK Parti İl Başkan Vekili Mehmet Ali Yanmaz, Kadın Kolları Başkanı Sara Gök, İl Gençlik Kolları Başkanı Şaban Kurt, İlçe Başkanları ve İnsan Hakları Birim Başkanlığı yetkilileri katıldı.

28 Şubat ‘Post Modern Darbe’nin yıl dönümünde demokrasiye yönelik tüm müdahalelerin bir insanlık suçu olduğunu haykırmak için bugün bir aradayız dinilen açıklamada daha sonra şu ifadelere yer verildi: “Darbeciler 28 Şubat’ta meşru bir iktidara karşı tıpkı 12 Eylül’de olduğu gibi gayrimeşru bir müdahalede bulundular. Bürokraside yer alan üst düzey yöneticilere haksız ve hukuksuz operasyonlar yapılarak sindirme politikası izlediler. Siyaseti bir araç olarak kullanarak toplumsal düzeni, özgürlükler ve demokrasi üzerine değil korku ve dayatmalar üzerine kurdular. Ülkemizi hukuk devleti olmaktan çıkarıp ideolojik zulümleriyle insanları değerlerine, inançlarına, kültürüne göre bölerek kategorize ettiler.

Demokrasi faciası yaşanan Türkiye’de dini inançları gerekçesiyle eğitim ve çalışma hakları başta olmak üzere sosyal ve ekonomik haklarından yoksun bırakılan bir nesil toplumsal hayatın dışına çıkartıldı. İnançlarının yükümlülüğünü yerine getiren başörtülü kadınlarımız bu nedenle bedel ödedi, çok acılar çekti. Bugün gözyaşları dindi yaralar kapandı ancak izleri asla silinmedi.

O gün hakları zorla elinden alınanlar, siyaset yapması engellenenler, başörtüsü nedeniyle eğitim hakkından edilenler bugün TBMM’de milletimize hakkıyla hizmet etmektedir.

Siyaset sahnesinden silinmesi için okuduğu şiir gerekçe gösterilerek ‘muhtar’ olmasına dahi tahammül edilemeyen Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bugün milli iradeden aldığı güç ve inançla, vesayetçilerden, zulmedenlerden ve darbecilerden hukuk yoluyla hesap sormaktadır.

Aziz milletimiz 15 Temmuz alçak darbe girişiminde demokrasi destanı yazarak Anadolu topraklarında darbeler tarihine nokta koymuştur..

AK Parti Ana Kademe, Kadın ve Gençlik Kolları olarak bizler üzerimize düşen görevin farkındayız. 28 Şubat’ta ikna olmadık! O dönem yaşananları unutmadık, unutturmayacağız. 28 Şubat’taki mağduriyetlerin, çektirilen acıların, yaşatılan ayrılıkların acısı yüreklerde sonsuza dek kalacak. Demokrasinin kazanımlarını hepimiz sonuna kadar koruyacağız. Kinle ya da nefretle değil adaletle hareket edeceğiz. Devletimizi, bayrağımızı, istiklalimizi ve demokrasimizi koruyacağız.

28 Şubat müdahalesinden 22 yıl sonra güçlü demokrasisi ve artan özgüveniyle ilham kaynağı olan bir Türkiye var artık. Güçlü Türkiye’nin güçlü yarınlarına milletimizle birlikte yürüyoruz.” denildi.

(Haber Merkezi)


9 ay, 5 gün önce / 01.03.2019 10:04:30   

TARİHTEN BİR KESİT: TEK PARTİ DÖNEMİ

Bir ülke düşünün ki;

Ekonomi çökmüş olsaydı, devasa bir devalüasyon olsaydı,

Hukuk ayaklar altına alınmış olsaydı, evrensel hukuk ilkeleri yerle bir edilseydi,

Etrafımızda bitmeyen bir savaş olsaydı, bizi de her an madden ve manen tüketseydi,

Terör olayları ve şehit sayımız her geçen gün artsaydı,

Şehirlerde bombalar patlasaydı, durakta bekleyen, evine ekmek parası kazanmak için yola çıkan, parkta oynayan, seyahat için tren garına giden insanlar bir daha evlerine dönemeseydi,

Avrupa Birliği Bakanlığı kurulsaydı, ne işe yaradığı da bir türlü anlaşılamasaydı,

ABD ile dost, müttefik, model ortak olunsaydı, İsrail ile bahar mevsimi yaşansaydı, akarsularımız, askeri tesislerimiz onlara açılsaydı,

Bütün rektörler resen CHP’li olsaydı,

Hâkimler, savcılar ve medya tekelleşseydi veya CHP yanlısı olsaydı,

Eğitim sistemi yap-boz tahtası gibi sürekli değişseydi, bir gün sonrasının sisteminden emin olunmasaydı,

Devler daireleri karşıt görüşlü olanlara kapalı olsaydı, hakkaniyet ve işini ehline vermek/liyakat yerine işe girecek olanlar CHP gençlik kolları, kadın kolları ve il veya ilçe merkezlerinden icazet alsalardı,

Ülke içi kontrolsüz bir şekilde gerek işsizlikten veya parasızlıktan gerekse kan davalarından doğudan batıya göçler artarak yaşansaydı,

Dünya hak ve adalet endeksinde ülke dibe vursaydı,

Fakirlik ve açlık sınırı tarihi rakamlara ulaşsaydı,

Döviz kuruna bağlı olarak bir gecede 100 binlerce insan borç batağına saplansaydı,

Kapanan işyerleri, satılan tesisler, betona yatırılan paralar, tarım arazileri yok olsaydı,

Yap-işlet-devret modeli ile garantili geçiş araç ve hasta sayıları verilseydi, bu da yandaş firmalara peşkeş çekilseydi,

vatandaşa TL diye goygoy yapılıp dolar üzerinden garantili ihaleler dağıtılsaydı, bir yandan da halktan dolar alıp satan terörist ve vatan haini ilan edilseydi,

Aydınlar sussaydı, Üniversitelerin özgürlük sorunu olsaydı,

Medyada sistematik ahlaki yozlaşma ve millete toplum mühendislikleriyle ayar verilseydi,

Suç oranlarında, tacizde ve çocuk cinayetlerinde artış olsaydı, uyuşturucu kullanma yaşı düşseydi, kadına şiddet uygulansaydı,

Kendi ülkemizde üretilebilecek olmasına rağmen, hemen her şeyin ithal edilseydi, cari açık bir türlü kapatılamasaydı, bütçe açığının ne olduğunu bir türlü öğrenilemeseydi, Sayıştay devre dışı kalsaydı,

Toplum kutuplaşsaydı, lüks yaşamın özendirilip, makam araçları, saraylar, köşkler vb. israflar olsaydı, kredi kart kullanımında artışlar ve hacizler patlasaydı…

Bu yazdıklarımızın birçoğu tarihimizde tek parti döneminde maalesef yaşandı.  Böylelikle sıralananlar bir noktada 1946'dan beri tarihe gömülen CHP iktidarının benzer bir kopyasıdır. Halk, Adalet Partisini iktidara taşırken daha dindar olduğu için mi destekledi sanıyorsunuz? Ülke batağa gidiyordu ve bunun müsebbibi iktidar partisiydi. Sadece ondan kurtuldu.

Bir varmış bir yokmuş CHP iktidardaymış...   Neler neler yaşanmış… Tanıdık geldi mi? Zaten bu CHP’den(!) bir şey olmayacağı belliydi.


1 yıl, 3 ay önce / 11.09.2018 12:41:40   

DEVLET BABA, ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERİN YANINDA


Hatay Valisi Rahmi Doğan, İl Emniyet Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen Şehit Yakınları ve Gaziler ile iftar programında bir araya geldi. İlimizde devletin en üst düzey temsilcilerinin hazır bulunduğu iftarda birlik ve dayanışma tablosu oluştu.

 Milletimizin huzuru ve güvenliği için gözlerini kırpmadan canlarını feda eden Emniyet Teşkilatı mensubu şehitlerin yakınları ile saygıdeğer gaziler için Antakya Polisevi’nde iftar programı düzenlendi.

Programa Vali Doğan ve eşi Gülden Gülüzar Doğan’ın yanı sıra 2. Hudut Alay Komutanı Albay Ahmet Gürbüz, İl Jandarma Komutanı Albay Uğur Ertekin, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, İl Emniyet Şube Müdürleri, şehit yakınları, gaziler ve aileleri katıldı.

İftar programı Nakib Camii İmam-Hatibi Musa Esatoğlu’nun Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Okunan ezanla oruçlar açılarak hep birlikte iftar edildi.

İftarın sonrasında yapılan duanın ardından Vali Doğan konuşmada, ‘Bereketiyle gelen Ramazan ayı sizlerle bizleri bir araya getirdi. İftarlarımızda şehit ailelerimizle birlikte hüzünleniyorum. Bu hafta ilimizde iki şehidimizi ciğerlerimiz yanarak toprağa verdik. Allah onlara gani gani rahmet etsin. Şehit alilerimize ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.  Bizler her zaman sizlerle birlikteyiz. Kapılarımız sizlere her zaman açıktır. Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz her zaman başımızın üstünde yeriniz var. Allah sizlerden razı olsun. Ben milletimiz adına tekrardan sizlere ve bu yemeğe ev sahipliği yapan İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk ve eşi hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum’  dedi.

Ramazan ayının manevi ikliminde oldukça sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşen iftar programında Vali Doğan, konuklarla yakından ilgilenerek sohbet etti.

(Haber Merkezi)


6 ay, 2 hafta önce / 14.05.2019 12:05:39