......

RESMİ İLANLAR

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük:83
Haftalık:670
Aylık:2425
Toplam:100760
YORUM MANŞET
GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ ARTTI
GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ ARTTI

GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ ARTTI

İlimizde yaşanan su sıkıntısı beraberinde dinamo veya hidrofor kullanılması nedeniyle gürültü kirliliğinin artmasına yol açıyor

Hatay'da yaşanan su sıkıntısı beraberinde birçok sorunu da meydana getirdi.

Hatay Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü su sıkıntısına çözüm bulmaya çalışırken vatandaş kendi çözümlerini kendileri buluyor.

Vatandaş, suların az gelmesi nedeniyle evlerin üstünde bulunan su depolarına suyun çıkmaması dolayısıyla su saatlerinin yanına dinamo ya da hidrofor bağlatıyor. Bu da gürültü kirliliğini meydana getiriyor.

İnsanlar bu durumdan hem rahatsız oluyor hem de mecburiyetten katlanmak zorunda kalıyor.

Gürültü kirliğinin sağlığa zararları düşünüldüğünde ortaya vahim sonuçlar ortaya çıkıyor. İnsan yaşamını olumsuz yönde etkiliyor.

Gürültü kirliliğinin insan sağlığına etkilerini şu şekilde sıralayabiliriz; Gürültünün insan sağlığı üzerindeki etkileri hem sağlıksal hem davranışsal yönde ortaya çıkabilir. Genel olarak, gürültü olarak adlandırılan her türlü ses insan sağlığını fizyolojik ve psikolojik olarak etkiler.

İstenmeyen bu sesler sinir, saldırganlık, hipertansiyon, yüksek stres, kulak çınlaması ya da kulak uğuldaması, duyma kaybı, uyku bozuklukları gibi pek çok sonuç doğurabilir.

Bu sonuçlar içinde, stres ve hipertansiyon ciddi sağlık sorunlarına kapı açabilirken, kulak çınlamaları ve uğuldamaları unutkanlığa, ciddi ruhsal bunalımlara ve kimi zaman panik ataklara neden olabilir.

Bunların devamında ise “Geçici veya sürekli işitme bozuklukları. Kan basıncının artması, dolaşım bozuklukları, solunumda hızlanma, kalp atışlarında yavaşlama, ani refleks. Davranış bozuklukları, aşırı sinirlilik ve stres. İş veriminin düşmesi, konsantrasyon bozukluğu, hareketlerin yavaşlaması” gibi problemler ortay çıkar.

Vatandaşlar, su sıkıntısının giderilmesini ve dinamo veya hidroforların oluşturduğu gürültü kirliliğine yetkililerin biran önce çözüm getirmesini istiyor.

(Yorum Haber Merkezi)

Birbirimizle gönül diliyle konuşalım
Birbirimizle gönül diliyle konuşalım

Birbirimizle gönül diliyle konuşalım

AK Parti Hatay İl Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Zeki Berber, 12. Cumhurbaşkanlığı seçimini değerlendirerek seçimlerin yeni Türkiye'nin oluşmasında önemli bir kilometretaşı olduğunu belirtti.

Bizim sadece tarihimizin değil bugünümüz yarınımız kaderimiz bir, gelin birbirimize gönlümüzü açalım, birbirimizle gönül diliyle konuşalım diyen Berber şu açıklamalarda bulundu: “10.Ağustos.2014 Pazar günü yapılan seçimlerle halkımız, Türk siyasi tarihinde ilk defa özgür iradesiyle verdiği oylarla cumhurbaşkanını seçti.

Ülkemizin dört yanında olduğu gibi tüm dünyanın yakından takip ettiği seçimlerde sadece bizim değil tüm mazlum milletlerin ve İslam dünyasının kalbi Sayın Recep Tayyip Erdoğan için attı.

Halkımızın verdiği destekle son 12 yılda Türkiye'nin gücüne güç katan Sayın Erdoğan, yine halkımızın desteği ile Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanı olarak seçildi.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti genel başkanı olarak girdiği 9. Seçimden de zaferle ayrıldı.

Halkın doğrudan cumhurbaşkanını seçmesinin “Yeni Türkiye'nin inşasında önemli bir kilometre taşı” olduğunu ifade edebiliriz.

Hatay il teşkilatı ilk defa halkın doğrudan cumhurbaşkanını seçtiği seçimlerde gereken hassasiyet ve önemi göstererek, Başta Merkez ilçemiz olmak üzere tüm ilçelerimizdeki teşkilatlarımız ile birlikte her zaman hazır olan alt yapımızla başarılı bir sınav vermiştir.

AK PARTİ, seçmeninin % 25'nin katılmadığı seçimde üstün bir başarı elde etmiştir.

Üç ay önce yapılan Belediye seçimine göre oylarını % 4 oranında artırmış. AK Partili seçmenlerin sandığa gitmesi halinde bu oranın % 7 civarında olacağı hesaplamalarla belirlenmiştir.

Cumhurbaşkanımızın verdiği mesajda; Bize oy versin vermesin herkese aynı mesafede olunacaktır. Gerilimli ve tartışmalı eski Türkiye'yi geride bırakalım. Alevi'den, sünni'den önce Türkiye'li var.

Vahdette kesret, toplumda birlik. Yeni bir toplumsal uzlaşma sürecini hep birlikte kuralım. Bugün küskünlükleri unutma günüdür. Zihnimizdeki bariyerlerden sıyrılma, öğretilmiş korkulardan kurtulma günüdür.

Bayrağımız bir, istiklal marşımız bir, dağlarımız nehirlerimiz bir, türkülerimiz şarkılarımız bir, acılarımız bir. Bizim sadece tarihimizin değil bugünümüzün yarınımız kaderimiz bir. Gelin birbirimize gönlümüzü açalım. Birbirimizle gönül diliyle konuşalım. Farklı bir Türkiye'yi gelin hep birlikte kuralım, demektedir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'nın verdiği mesajların ilimizin tüm dinamikleri tarafından çok iyi algılanması ve yeni süreçte birliğin ve kardeşliğin pekişmesinin öneminin altını çiziyoruz.

Yeni dönemin başta Türkiye halkı olmak üzere İslam alemine ve tüm dünya halklarına hayırlı olmasını diliyoruz.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin her kademesinde görev yapan değerli partili partisiz tüm arkadaşlarımızı katkılarından dolayı kutluyor, 2015 milletvekili seçimindeki en az (7) milletvekili hedefi için çalışmaları başlatıyoruz.” dedi.

(Haber Merkezi)

EY İNSANLIK AYAĞA KALK
EY İNSANLIK AYAĞA KALK

EY İNSANLIK AYAĞA KALK

Dünya Rabia Günü (14 Ağustos) nedeniyle Genç Memur-Sen üyeleri, 'Gençler darbeye direniyor' yürüyüşü ve basın açıklaması yaptı.

Genç Memur-Sen Hatay İl Başkanı Osman Nuri Kundakçı, yaptığı açıklamada ey insanlık ayağa kalk, dünyadaki zulümü sen kurtaracaksın dedi.

Antakya Beyhan Gencay Ortaokulu'ndan başlayarak Vali Ürgen alanında son bulan 'Gençler Darbeye Direniyor' yürüyüşünün sonunda bir açıklama yapan Genç Memur-Sen Hatay İl Başkanı Osman Nuri Kundakçı, dünyada Müslümanların zulüm ve katliamlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.

Kundakçı, yaptığı açıklamada ey insanlık ayağa kalk, insanlığın katline ferman çıkaran kirli küresel ittifakı sen yok edeceksin diyerek açıklamasına şöyle devam etti: “Özgürlüğün esaretine, demokrasinin mahkumiyetine sen son vereceksin. Vahşet mühendislerinin, 2013'ün 14 Ağustosunda Mısır'da temelini attığı zulüm gökdelenini sen yerle bir edeceksin. Zindanları mazlum mekanı haline getiren emperyalist cinnete sen dur diyeceksin. Döktükleri mazlum kanlarının üzerine iktidarlarını inşa etmek isteyen petrol diktatörlerini sen devireceksin. Çocukları öldürülen anaların feryatlarını kahkahalarıyla bastırmak isteyen ölüm makinelerine haddini sen bildireceksin.

Sen susmasaydın, Sen ayağa kalksaydın, Sen hakkı haykırıp zalimin karşısında dursaydın, Sen mazluma el verip, mağdura kol kanat olsaydın; İsrail, Filistin ve Gazze'de soykırım yapamaz, Afrika'nın çocukları açlık ve susuzluktan kıvranmaz, Afrika'da küresel sermayenin sömürü pazarı kurulmaz. 14 Ağustos, insanlığın dünyaya sahip çıktığı gündür. 14 Ağustos, ümmetin adaleti ve merhameti dünyaya hakim kılmaya karar verdiği gündür.

14 Ağustos, Mısır'ın darbecisi SİSİ'nin, Suriye'nin canisi Esed'in, Filistin ve Gazze'de kan pazarı kuran Netenyahu yönetimindeki Siyonist katil İsrail'in, Doğu Türkistan'da Müslüman kıyımı yapan zalim ÇİN'in, Mali'de, Arakan'da,Orta Afrika'da Muhammedi bedenleri vahşet ve işkenceyle tanıştıran insanlıktan nasipsiz yönetimlerin, Halep'te, Şengal'de, Telafer'de, dünyanın farklı yerlerinde, farklı dinlere, farklı mezheplere, farklı milletlere mensup mazlumlara zulm ederek insanlığı katleden zalimlerin kabus günüdür. 14 Ağustos, Dünya Rabia Günü'dür. R4BIA Günü, insanlığın; vicdanlara seslenme günüdür. R4BIA Günü, ümmetin; kim olduğuna bakmasızın mazlumlara el verme günüdür.

Biz, Vicdanı seslendiren İnsanlığız. Biz, İnsandan yanayız. İnsanlıktan Tarafız diyerek, haykır ayağa kalkışını. Zulme sessiz kalmayacağını, Mazluma sahip çıkacağını, Esmanın çığlığına ses vereceğini, Rabia meydanına özgürlük ve demokrasiyi getireceğini haykır, İnsanlığın ortak vicdanının şahlanışını.

Mazlumlara vurulan zulüm prangalarını kıracağını, dünyada adaleti hakim kılacağını,

İnsanlığa zulmedenlerden hesap soracağını, Irkçılığın kökünü kazıyacağını, Soykırımcı zihniyeti tarihin çöp sepetine yollayacağını haykır. Gün, bugündür. Gün, bütün dünyanın, bütün insanlığın, bütün ümmetin Rabia Meydanındaki direniş için ayağa kalkma günüdür.

Gün, insanlığın ortak acısına son vermek için birlik günüdür! Gün insanlığın ortak düşmanı haline gelen katil ve vahşi yönetimlere karşı birlikte mücadele etme günüdür.

Biz, Rabia Gençliği olarak biz, Esmanın yolundan giden dünya gençleri olarak; Biz, insanlığın vicdanının bu çağdaki güçlü sesleri olarak; Biz; Ümmetin bu çağı kuşatan merhamet, adalet ve medeniyet nefesi ve neferleri olarak söz veriyor ve diyoruz ki; insanlığı ve ümmeti ayağa kaldıracağız.

Zulme direneceğiz, zalimin karşısında diz çökmeyeceğiz. Emperyalistlere biat etmeyecek, küresel sömürü düzenine son vereceğiz. İnsanlığı ve Ümmeti Ayağa kaldıracağız; Rabia Meydanında yakılan özgürlük ateşini söndürmeyeceğiz.

Hürriyete sınırsız aşık Esma'nın yolunu terk etmeyeceğiz. İnsanlığı ve Ümmeti Ayağa Kaldıracağız. Mısır'ı Sisi'den, Suriye'yi Esed'den, Filistin ve Gazzeyi İsrail ve Siyonizmden, Doğu Türkistan, Kerkük, Keşmir, Musul, Halep, Telafer, Şengal, Orta Afrika Cumhuriyeti, Patani ve Arakanı zulümden, zalim yönetimlerden ve onların küresel patronlarından kurtaracağız.

Huzurun, barışın, kardeşliğin ve adaletin hakim olduğu yeni ve adil bir dünya kuracağız.” dedi.

(Haber Merkezi)

MİLLİ İRADEYE SAYGI GÖSTERİLMELİ
MİLLİ İRADEYE SAYGI GÖSTERİLMELİ

MİLLİ İRADEYE SAYGI GÖSTERİLMELİ

Milletin oylarıyla ilk kez seçimle göreve gelen Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili yorumlar ve değerlendirmeler devam ederken, herkesin milli iradeye saygı göstermesi isteniyor

Sonucu büyük merak ve heyecanla beklenen Cumhurbaşkanlığı seçimi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın zaferiyle sonuçlandı. 1 Ağustos Pazar günü yapılan seçimin ardından siyasi partiler ve siyasetçiler, seçimi farklı şekilde yorum ve değerlendirmeye başladı.

İlk kez Cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına giden Türk halkı, her zaman olduğu gibi bu seçimde de önemli mesajlar verdi. 12 yıllık görev süresi içinde yapılan hizmetleri unutmayan vatandaşlar % 52'lik oy oranıyla Recep Tayyip Erdoğan'ı hak ettiği makama getirdi, koltuğa oturttu.

İlk turda seçimi kazanmak elbette kolay olmadı. Siyaset sahnesinin 12 yıldır başrol oyunculuğunu kimseye kaptırmayan Erdoğan, bir seçimi daha önce Allah'ın izni sonra da vatandaşların tercihiyle kazanmanın mutluluğunu yaşadı. Tabi bu mutluluk sadece Erdoğan'a ait değildi. Çünkü onu ailesinden biri olarak Türk milleti, cadde ve sokaklara taşarak bu sevinci birlikte paylaştı.

Bu seçimin bence galibi Türk halkıdır. Her zaman doğru tercihi yapan Türk seçmeni, bu seçimde de önemli mesajlar verdi.

Diğer yandan çatı adayı Ekmelettin İhsanoğlu ile HDP adayı Selahattin Demirtaş'ın aldığı oy oranlarını küçümsememek gerekir. Her ne kadar 14 parti bir araya gelse de nihayetinde seçmenin % 38'lik bölümü İhsanoğlu'nu tercih etmiştir.

Demokrasinin özü milletin kendi idarecisini kendisinin seçmesidir. Yakın zamanda yapılan mahalli idareler seçiminin ardından Cumhurbaşkanlığı seçimi şunu göstermiştirki Türkiye Cumhuriyeti seçmeni, akıllıdır, zekidir ve neye oy atacağını bilmektedir.

Siz sözde aydın olan ancak cahillikte zirve yapan bazı kişilerin sözlerine kulak asmayın. Bazı sanatçı ve sözümona yönetmen bozuntuları, utanmadan sosyal medyada yaptıkları yayında % 52'lik kesime “Hanzo” diyecek kadar saygısızlık yapıyor. Aynaya bakıp yazan bu şahıslara soruyorum kimin başına silah dayandı da ille şu adaya oy vereceksin dendi?

Herkes sizin gibi düşünmek zorunda mı?

Demokraside herkes hür iradesiyle istediği adaya oy veremez mi?

Herkes sizin adayı desteklemek zorunda mı?

Dağdaki çobanın oyu, demokrasi gereği artistin oyuna eşitse bu sonuca saygı duyulmak zorunda.

2002'den beri girdiği tüm seçimleri zaferle geride bırakan, yani tüm maçlarını kazanan takımın teknik direktörüne bence Cumhurbaşkanlığı koltuğu yakışır.

Merak ettiğim bir konuda diğer takımların yenilgiye doymayan teknik direktörleriyle ilgili. Üst üste 9 maç kaybeden bir teknik direktör, değil Türkiye'de Dünya'nın neresinde bir dakika görevinde kalır?

Bu konuda birileri beni ikna edebilir mi?

HABER & YORUM: SADULLAH ERGİN

Asi Nehri ve dere yataklarının ıslahı, bir an önce yapılmalı
Asi Nehri ve dere yataklarının ıslahı, bir an önce yapılmalı

Asi Nehri ve dere yataklarının ıslahı, bir an önce yapılmalı

Antakya Belediyesi'nden ilaçlama konusunda vatandaşları ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın açıklaması yapıldı.

Antakya Belediyesi'nden yapılan açıklamada sivrisinek üreme yuvalarına dönüşmüş olan başta Asi Nehri olmak üzere bütün derelerin taban ve yataklarının ıslahının biran önce yapılması gerektiği bildirildi.

Kimyasal önlemlerle haşereye karşı yapılacak mücadelede ekolojik denge az veya çok olumsuz etkileneceği belirtilen açıklamada şu bilgilere yer verildi: 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 7. maddesinin (r) fıkrası Büyükşehir Belediyesi'ne Kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve derelerin ıslahını yapmak görevini vermiştir. Aynı kanunun 7. Maddesinin (i) fıkrası “sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin korunmasını sağlamak, çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirleri almak” görevini de Büyükşehir Belediyesi'nin görevleri arasında saymıştır.

Büyükşehir Belediyesi'nin kanunla verilmiş olan bu görevlerini yapmak konusundaki kayıtsızlığı nedeniyle henüz yeni kurulmuş olan Antakya Belediyesi'nin sivrisinek vb. diğer haşerelere karşı mücadele başlatmasını zorunlu hale getirmiştir. Vatandaşlarımızın bu konuda talebini yerine getirerek, mağduriyetini gidermek amacıyla hızla 5 adet uçkun mücadele ekibi ve bir adet larva mücadele ekibi oluşturan belediyemiz sorumluluk sahası içinde kalan 95 mahalleyi belli bir program çerçevesinde ilaçlamaya başlamıştır.

Yapılacak ilaçlamaların özellikle larva ilaçlamasının başarıya ulaşabilmesinin ön şartı Büyükşehir Belediyesi'nin sivrisinek üreme yuvalarına dönüşmüş olan başta Asi Nehri olmak üzere bütün derelerin taban ve yataklarının ıslahının biran önce yapılmasıdır. Derelerin ıslahı yapılmadan ve belediyemize yeni katılan mahallelerdeki kanalizasyon vb. altyapı sorunları giderilmeden yapılacak larva ve sivrisinek mücadelesinin istenilen seviyede pratik sonuçları olmayacaktır.

Bizler Antakya Belediyesi olarak vatandaşlarımıza sineksiz bir ortamda rahat bir yaz mevsimi geçirmelerini sağlamak için elimizden gelen azami çabayı sarf etmekteyiz ve bundan sonrada çalışmalarımız hızla devam edecektir. Temiz, sağlıklı ve sineksiz bir çevrede yaşamak için belediyemizin yapması gerekenlerin yanı sıra vatandaşlarımızın da alacağı tedbirleri önemsiyoruz. Çünkü halkımızın desteği olmadan yürütülen hiçbir çalışma başarıya ulaşamaz. Unutulmasın ki çevremizi temiz tutmak ve bu konuda azami duyarlılıkta olmak, ilaçlama kadar etkili sonuçlar verir. Kimyasal önlemlerle haşereye karşı yapılacak mücadelede ekolojik denge az veya çok olumsuz etkilenir. Bu yüzden diyoruz ki önce temiz bir çevre, sonra planlı ve bilimsel bir larva mücadelesi, en son olarak da uçkun sinek mücadelesi yapılmalıdır. Sineksiz bir ortamda yaşamak adına aşağıdaki hususları vatandaşlarımıza hatırlatmakta yarar görmekteyiz.

1-Sivrisinekler durgun suda ve evsel organik atıkların bol olduğu yerde ürerler. Bu yüzden çöplerimizi gelişigüzel atmamak, açığa fosseptik akıtmamak ve tıkalı kanalizasyonu yetkililere bildirmek gerekmektedir.

2-Kanalizasyon sisteminin olmadığı mahallelerde fosseptik çukurları düzenli olarak çektirilmelidir.

3-Mahallelerde bulunan dere ve kanal kirlenmeleri yetkililere bildirilmelidir.

4-Sivrisinek karanlık ve nemli ortamı sevdiğinden ağaçlı bahçeler düzenli budanmalı ve çalılardan temizlenmelidir.

5-Önemli sivrisinek üreme yerlerinden birisi de araba ve motosiklet lastikleridir. Onlar gelişigüzel çevreye atılmamalıdır. İçlerindeki su boşaltılmalı ve bunların içi kumla veya toprakla doldurulmalıdır.

6-Belediyemize yeni katılan ve hayvancılık yapılan mahallelerde gübreler etrafa dağıtılmamalı, kapalı römorklarda biriktirilmeli ve belirli aralıklarla mahallelerden uzaklaştırılmalıdır.

Belediyemizin uçkun mücadele ekipleri Pazar günü hariç her gün saat 19.30'dan itibaren ilaçlama faaliyeti yürütmekte olup, ilaçlama aracının geçişi sırasında sinekler açık pencere ve kapılardan içeriye geçebileceklerinden, vatandaşlarımızın kapı ve pencerelerini kapatmaları, çocuklarını ilaç motorunun peşinde koşmalarına engel olmaları sağlık açısından önem taşımaktadır.” denildi.

(Haber Merkezi)

YAZARLARIMIZ