......

SPOR HABERLERİ

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 277773
YORUM MANŞET
İLK DERS ZİLİ ÇALDI
İLK DERS ZİLİ ÇALDI

  İLK DERS ZİLİ ÇALDIHatay Valisi Rahmi Doğan, 2019-2020 eğitim öğretim yılı ile Kisecik Şehit Bestami Güler Ortaokulu’nun açılışı vesilesiyle düzenlenen törene katıldı.

Vali Doğan ve beraberindeki heyet birlikte okulun açılış kurdelesini keserken, Vali Doğan 2019-2020 eğitim-öğretim yılının ilk ders zilini çaldı.

Şehit Bestami Güler Ortaokulu’nda gerçekleşen törene Vali Doğan’ın yanı sıra okula adı verilen Şehit Bestami Güler’in babası Osman Güler, Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü Dr. Cem Gençoğlu, Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Adnan Özkaya, Vali Yardımcısı Aydın Tetikoğlu, Antakya Kaymakamı Orhan Mardinli, Defne Kaymakamı Nevzat Şengök,  İl Jandarma Komutanı J. Alb Uğur Ertekin, İl Emniyet Müdür Vekili Tuncay Pekin, İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan, Kurum İl Müdürleri, HESOB Başkanı A. Kadir Teksöz, ATSO Meclis Başkanı Selahattin Eskiocak, siyasi parti temsilcileri ile öğretmen ve öğrenciler katıldı.

Törende Şehit Bestami Güler Ortaokulu öğrencilerinden Zehra Gök’ün “İlköğretim Haftası” adlı şiiri okumasının ardından okula adı verilen şehidimiz Bestami Güler’in özgeçmişi okundu.

İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan yaptığı konuşmasında “2019-2020 eğitim öğretim yılına 17 bini geçici eğitim merkezlerinde olmak üzere 430 bin öğrencimiz ve 22 bin öğretmenimizle başlıyoruz. 2019-2020 eğitim öğretim yılının öğrencilerimiz, velilerimiz ve tüm eğitim çalışanlarına hayırlı olmasını diliyor, Şehit Bestami Güler Ortaokulunun açılışına katılan tüm misafirlerimiz başta olmak üzere, Ankara’dan gelerek bize katkı veren Temel Eğitim Genel Müdürümüz Sayın Dr. Cem Gençoğlu’na, emrinde çalıştığımız süre içerisinde bize verdiği güven ve destekle çalışma azmimizi artıran siz Sayın Valimize şükranlarımı arz ediyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü Dr. Cem Gençoğlu 2019-2020 eğitim öğretim yılının açılışında Hatay’da bulunmaktan dolayı büyük bir heyecan duyduğunu belirterek başladığı konuşmasında “Türk milleti olarak küresel anlamda belli bir konumda olabilmek ve ileriye doğru gelişme gösterebilmek adına bilimsel düşünme becerilerine sahip olan, yaratıcı düşünebilen, eleştirebilen, bilgi ve becerilerini davranışa dönüştüren bir nesil yetiştirmek Bakanlığımızın temel amaçlarından bir tanesidir. Bizler bu görev ve sorumluluğun bilinciyle topluma faydalı bir nesil yetiştirmek amacıyla eğitimin tüm paydaşlarıyla bir arada çalışıyoruz. Unutmamalıyız ki eğitimin esasında üç öğesi vardır: öğrenci, veli ve öğretmen. Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima onları yüceltmeye çalışan bireyler yetiştirmek eğitimin ana amaçlarından biridir.” dedi.

Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Vali Doğan ise 2019-2020 eğitim öğretim yılının hayırlara vesile olmasını temenni ederek “Bu eğitim öğretim yılında yeni bir nesil daha bugün okula başlıyor. Toprağa yeni tohumlar ekiyoruz. Bu çocuklar, ecdattan almış olduğu şuurla bu milleti geleceğe hazırlayacak çocuklardır. Bu yüzden çocuklarımızı çok önemsiyoruz, kıymet veriyoruz, onların iyi bir eğitim alabilmesi için elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz.

2019-2020 eğitim öğretim yılının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Çocuklarımıza başarılar diliyorum, öğretmenlerimize hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Okulumuzun açılışı da hayırlı olsun, tekrar teşrifleriniz için şükranlarımı sunuyorum.” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Vali Doğan ve beraberindeki heyet birlikte okulun açılış kurdelesini kesti. Vali Doğan, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının ilk ders zilini çaldı. Sonrasında sınıfları gezerek ders kitaplarını inceledi ve öğrenciler ile sohbet etti.

(Haber Merkezi)

Hatay Valisi Rahmi Doğan: SINIRLARIMIZDA HER TÜRLÜ TEDBİR ALINMIŞTIR
Hatay Valisi Rahmi Doğan: SINIRLARIMIZDA HER TÜRLÜ TEDBİR ALINMIŞTIR

 Hatay Valisi Rahmi Doğan: SINIRLARIMIZDA HER TÜRLÜ TEDBİR ALINMIŞTIR
Hatay Valisi Rahmi Doğan Türkiye Gazeteciler Hatay Temsilciliği ev sahipliğinde basın mensupları ile buluştu. Vali Doğan basın mensuplarının sorularını cevapladığı toplantıda geçtiğimiz günde Suriye sınırından yaşanan olaylarla ilgili açıklama yaptı.
Geçtiğimiz hafta sınırda bir hareketlilik olduğunu belirten Vali Doğan, sınırlarımızda her türlü tedbirin alındığını söyledi.

Vali Doğan sınırda yaşanan olayların tamamı Türkiye sınırı içerisinde olmadığı tüm olayların sınırın diğer tarafında tampon bölgede yaşandığını vurgulayarak şu şekilde konuştu: “Bizim Hatay sınırımız 288 kilometre kara sınıra sahip. Bizim komşularımız Güney’de rejim güçleri, hemen yanında İdlib’de Suriyeli Muhalifler var. Orada uluslararası anlaşmalar sayesinde gurupların getirildiği bir yer var. Hemen üst tarafımızda ise Afrin var. Koruduğumuz alan çok büyük. 2011 de Suriye de başlayan savaş ve bunun neticesinde muhalefet, radikal guruplar hepsi bir arada. Dolayısıyla çok sorunlu bir bölge. Biz ancak 288 kilometrelik bu sınırın tamamını gerek beton bloklarla, gerekse çeşitli fiziki güvenlik sistemlerle koruyoruz. Dolayısıyla sınırlarımızda her hangi bir açık yok. Çok uzun bir sınırın olmuş olması ve karşı da büyük bir kitlenin toplanmış olması bir risk. Şuan da İdlib’de 3 milyon 750 bin kişi civarında insan yaşıyor. Biz kontrol ettiğimiz Afrin’de bir sorun yaşamıyoruz. Bizim için en sıkıntılı bölge İdlib diye tabir ettiğimiz bölge. Burası sıkıştırılmış bir bölge. 2011’den önce İdlib de yaşayan nüfus 400 bin civarındayken bugün neredeyse on katına çıkmış durumda. İdlib’de savaş başladıktan sonra 10 kez yer değiştiren insanlar var. Bu insanların sıkışıp kaldığını söyleyebiliriz. 2018’de Cumhurbaşkanımızın Putin ile yapmış olduğu anlaşma var. Bu anlaşmayla İdlib’de 12 tane güvenlik noktası oluşturduk. Bu gözlem noktalarında şuan TSK unsurları yer almaktadır. Bu yerleri Hatay Valiliği olarak biz yaptık. Bu mutabakat çerçevesinde 4 milyon insanın içinde radikal unsurlar, provokatörlük yapan insanlar var, kargaşa çıksın isteyen insanlar var. Kimse boş durmuyor. 2018’de ki mutabakatın uygulanmaması adına herkes bir gayret içerisinde. İdlib bölgesindeki saldırılarda ciddi anlamda insan kaybı var. Böyle olunca tekrar göç hareketi başladı. Geçtiğimiz hafta sınırda bir hareketlilik oldu. Asıl protesto rejim protestosuydu. Birileri rejimin İdlib saldırılar adına gösteri düzenleyecekken bir takım ajanlar bunu sanki Türkiye’ye yönelikmiş gibi bir hale soktular. Birkaç gün öncesinden bildiriler dağıtarak insanları provokatör yaptı. Cilvegözü tarafından bir yürüyüş oldu. Biz kimseyi sınırdan almadık. 1 kişi olsa bile sınırdan almıyoruz. Kamuoyuna yansıyan ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerin tamamı bizim sınırımızın içinde olan görüntüler değil. Olayların tamamı Cilvegözü sınır kapısının karşısında tampon bölge de meydana gelen olaylardır. Tabi biz tüm güvenlik güçlerimizde bunu önledik. Önlerken de şiddet kullanmadık. Su, TOMA ve gazla bunu engelledik. Sınırlarımızda her türlü tedbir alınmıştır. Bu sınırda toplanan insanlarında asgari ihtiyaçlarını, STK ve uluslararası örgütlerin desteğiyle gidermeye çalışıyoruz. Tabi bu sürede Rusya tarafından ateşkes ilanı geldi. Orada yapılan gösteriler amacına ulaşmıştı fakat burada insanlarımıza bir kaygı verilmeye çalışıldı.” dedi.
(Haber Merkezi)

Memur-Sen İl Temsilcisi İsmail Bayrakdar: PAYLAŞIMDA ADALET İSTİYORUZ!
Memur-Sen İl Temsilcisi İsmail Bayrakdar: PAYLAŞIMDA ADALET İSTİYORUZ!

Memur-Sen İl Temsilcisi İsmail Bayrakdar:  PAYLAŞIMDA ADALET İSTİYORUZ!Hatay Memur-Sen İl Temsilciliği görüşülmekte olan memur maaş zammı ile ilgili" Emeğe saygı adalete davet" sloganıyla basın açıklaması yaptı.

Memur-Sen İl Temsilcisi İsmail Bayrakdar ve sendika başkanlarını katıldığı programda 81 ilde olduğu gibi ilimizde de “Emeğe saygı, Adalete Davet” temasıyla sahaya indi.

Biz Hakem Kurulundan, refahın tabana yayılmasını, gelir dağılımında adaletin sağlamasını istiyoruz, biz, refahtan pay, paylaşımda adalet istiyoruz diyen Memur-Sen İl Temsilcisi Bayrakdar, yaptığı konuşmada “Memur-Sen’in tekliflerinin tümü makul olmasına karşın maalesef kamu işvereni makbul tekliflerle gelmediğinden süreç uyuşmazlıkla sonuçlanmış ve Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna gitmiştir.

Biz Memur-Sen olarak, süreç boyunca masanın ve müzakerenin önemine inanarak çözüm üretmeye odaklandık ve sürecin uzlaşmayla sonuçlanması için büyük bir özveriyle çalıştık.

Süreç tıkandığı anda bile “Gelin Hakem Kuruluna 3 günlük başvuru sürecini 1 güne indirelim ve müzakere sürecini 2 gün daha uzatalım, masada sorunları çözelim” dedik ama teklifimiz kabul edilmedi.

Dün dedik bugün de diyoruz: Memur-Sen’in teklifleri milletin talepleridir. Çünkü bu teklifler milletin maşeri vicdanında makes bulmuş adil ve hakkaniyetli tekliflerdir.

Bu nedenle, Kamu İşvereninin, Merkez Bankasının gerek beklenti anketinde gerekse kendi tahmininde ifade ettiği rakamların altında kalan tekliflerle gelmesini kamu görevlilerinin emeğini değersizleştirmek olarak görüyor ve algılıyoruz.

Maalesef, Hakem Kuruluna gitme süreci de Kamu İşvereni tarafından hakkaniyetli yürütülmemiştir. 20 günlük, adeta insanüstü çabalarla görüşülerek üzerinde uzlaşma sağlanan azımsanmayacak sayıda kazanımlarımız Hakem Kuruluna giderken yok sayılmıştır.

Yasanın açık hükmüne aykırı bir şekilde; uyuşmazlık tutanağı düzenlenmeden, bu konuda bağlı sendikalardan hiç biriyle görüşülmeden ve sanki sendikalar imzadan kaçmışlar gibi tespit tutanağı tutulmuştur.

Şayet, kamu görevlilerine teklif edilen zam oranları alın terimizin hakkını teslim eden bir düzeyde olsaydı, enflasyon karşısında eriyen alım gücümüzü güçlendirseydi, ülkenin ekonomik tablosu ve hükümetin açıkladığı rakam ve hedeflerle uyumlu olsaydı elbette Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna gitmeye gerek kalmaz ve tarafların tümü için memnuniyet üretilmiş olurdu.

Bir kez daha buradan güçlü bir şekilde vurgulamak istiyoruz: Kamu görevlileri olarak bizlerin asla kabul edemeyeceği tavır, alın terimizin değersizleştirilmesi, taşıdığımız misyonun görmezden gelinmesidir. Milyonlarca insanı ilgilendiren genele ve 11 hizmet koluna ilişkin ve her biri bir sorunun çözümü, bir mağduriyetin giderilmesi anlamına gelen toplam 650 teklifimizin Hakem Kurulu tarafından dikkate alınmasını istiyoruz.

Biz Hakem Kurulundan, refahın tabana yayılmasını, gelir dağılımında adaletin sağlamasını istiyoruz. Biz, refahtan pay, paylaşımda adalet istiyoruz. Biz, kamu görevlilerinin yaşam standardını yükseltecek, emeğin hakkını takdir edecek bir karar bekliyoruz.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildikten sonra yapılan bu ilk Toplu Sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanarak her ne kadar Hakem Kuruluna gitmiş olsa bile, Hakem Kurulunun bu ülkenin bütçesi ve cüssesiyle ve de kamu görevlilerinin beklentileriyle uyumlu bir hüküm ortaya koyacağına inanıyoruz.

Çünkü Memur-Sen olarak biliyor ve diyoruz ki Türkiye; varlığının ve güvenliğinin teminatı olan kamu görevlilerinin maaş, ücret ve alım gücünü yükseltecek ekonomik güce, siyasi özgüvene, politik perspektif ve bilince fazlasıyla sahiptir” dedi.

(Haber: A.Vahit Güraslan)

TEKLİFİ KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİL
TEKLİFİ KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİL

TEKLİFİ KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİLMemur Sen Hatay İl Temsilcisi İsmail Bayrakdar, hükümetin açıkladığı zam oranlarını kabul etmenin mümkün olmadığı belirterek “Hükümet; bu teklifin, Yeni, Büyük ve Güçlü Türkiye hedeflerini ve gerçeklerini yok sayanlara can suyu vermek, kamu görevlilerini enflasyona ezdirmeme kararından da açıkça vazgeçmek olduğunu görmelidir.” dedi.

Memur-Sen İl Temsilcisi Bayrakdar, şube başkanları ve üyeleriyle birlikte sendika binasında yaptığı acıkmada yapılan zam teklifini kabul etmediklerini, yeni ve makul teklifler beklediklerini söyledi.
Hükümet, kalkınmayı önemsediğine, adaleti öncelediğine dair ispatı ve icraatı, toplu sözleşme masasına sunduğu yeni teklifle hem teyit hem de tescil etmelidir diyen Memur-Sen İl Temsilcisi Bayrakdar, açıklamasına şöyle devam etti: “Hükümetin masaya sunduğu ilk teklif; “Güçlü Türkiye imkânsız”, “Büyük Türkiye anlamsız” ve “Yeni Türkiye gereksiz”  fikri sabitinde debelenenler dışında hiç kimsenin aklına yatmaz, gönlünü rahatlatmaz.  Hükümet; bu teklifin, Yeni, Büyük ve Güçlü Türkiye hedeflerini ve gerçeklerini yok sayanlara can suyu vermek, kamu görevlilerini enflasyona ezdirmeme kararından da açıkça vazgeçmek olduğunu görmelidir. Daha da önemlisi Hükümet, kalkınmayı önemsediğine, adaleti öncelediğine dair ispatı ve icraatı, toplu sözleşme masasına sunduğu yeni teklifle hem teyit hem de tescil etmelidir. 
Memur-Sen Konfederasyonunun ve yetkili sendikalarımızın toplu sözleşme teklifleri; teşkilatımız, üyelerimiz ve kamu görevlilerimiz tarafından duruma uygun, çözüme matuf, içeriği makbul, maliyeti ve mahiyeti makul teklifler olarak kabul gördü. 
Hükümetin masaya sunduğu 2020 ve 2021 yıllarında maaş ve ücretlere yansıtılacak artışlara ilişkin teklifini hatırlayalım; 2020 için % 3,5 + %3 ve 2021 için %3 + % 2,5… Bu oranlar; Hükümetin açıkladığı ekonomik hedeflerle uyumlu değil. Bu oranlar, Hükümet tarafından deklare edilen enflasyon tahminleri ve beklentilerine uygun değil. Hükümetin teklifi, faiz oranlarındaki düşmeyi, kurdaki aşağı yönlü hareketi, elektrik, doğalgaz ve diğer bazı temel ürünlerin fiyatlarındaki yukarıya yükselişi doğrulamıyor ve aksine yok sayıyor. 5. Dönem Toplu Sözleşme masasına dün itibariyle sunulan Kamu İşvereni teklifi; “kamu görevlilerine büyümeden pay vermeme haksızlığı” sona ermesi gerekirken aksine “kamu görevlilerine bütçeden pay vermeme hastalığı” eklenme çabası olarak da görülebilir. 
5. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde Kamu İşvereninden gelen ilk teklifin anlamı; 2020 için yıllık toplamda  %6.60, 2021 için yıllık toplamda  %5.57 oranın da zam yapılması, iki yıllık toplamda ise  %12,54 oranında maaş ve ücretlere artış yansıtılmasını teklif etmektir. Biz, eski Türkiye’nin vehimlerinden beslenen değil Yeni Türkiye’nin güvenine yaslanan bir teklif istiyoruz. 
Türkiye’nin gücüne bizim kadar inanılırsa, Türkiye’nin büyüklüğüne bizim kadar itibar edilirse, 
Türkiye’nin yeni paradigmal çerçevesi bizim gibi anlaşılırsa; anlaşmamızda, adil paylaşmamızda, birlikte ve huzur içerisinde yaşamamızda çok daha kolay karşılanacaktır.
Biz, örgütlü gücümüzü yetersiz tekliflere tepki vermekten kaçınmayız. Fakat biz örgütlü gücümüz için değil hak ettiğimizi bize teslim edecek teklifleri takdir etmek için kullanmak istiyoruz. 
Yeni bir teklif ve yeni bir eşik bekliyoruz. Türkiye’ye inanıyor ve Türkiye’nin gücüne itibar ediyoruz. 
Memur-Sen Hatay İl temsilciliği olarak ilimizdeki Memur-Sen teşkilatlarıyla birlikte toplu sözleşme sürecini yakından takip etmeye, bizleri memnun edecek her konuda destek, üzecek ve gerecek her konuda tepki vermeye hazır olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. 
Diğer taraftan ilimizdeki parti yöneticilerinin, belediye başkanlarının özellikle iktidar partisine mensup milletvekillerinin toplu sözleşme noktasında sorumluluk almalarını Hükümet kanadına yönelik baskı ve beklenti iradesi oluşturmak noktasında bizlerle birlikte hareket etmeleri çağrısında bulunuyoruz. 
Emeğin hakkının verilmesi noktasındaki niyet ve gayretlerimizde bereket, irade ve çalışmalarımızda örgütlü güçten neşet eden kudret temenni ediyoruz.” dedi.
(Haber: A.Vahit Güraslan)

Tarihi Meclis Binası Kamulaştırıldı Güzel Ama… 35 ÇALIŞAN İŞSİZ Mİ KALIYOR?
Tarihi Meclis Binası Kamulaştırıldı Güzel Ama… 35 ÇALIŞAN İŞSİZ Mİ KALIYOR?

Tarihi Meclis Binası Kamulaştırıldı Güzel Ama…  35 ÇALIŞAN İŞSİZ Mİ KALIYOR?Hatay’ın Türkiye topraklarına katılma kararının alındığı tarihi meclis binası geçtiğimiz ay Hatay Valiliği’nin almış olduğu karar doğrultusunda otuz milyon liraya kamulaştırılmıştı. Bu gelişme kamuoyunda memnuniyetle karşılandı. Ancak, Meclis binasında Kültür Sanat Merkezi olarak hizmet veren işletmeciye gönderilen tebligatta Ağustos ayı sonunda binanın boşaltılması istendi.

  Güneyler Grup adına konu ile ilgili gazetemize açıklamada bulunan Mehmet Güney, restorasyonunu tamamlayıp 2009 yılında yeni haliyle hizmete açtıkları tesisin dönemin başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından törenle açıldığını hatırlatarak şu bilgilerde bulundu: ‘’Her ne kadar zamanlama ve yöntem hatalarının olduğunu düşünsem de aslında bizler kamulaştırmaya karşı değiliz; Zira şehrin simgesel yapılarından biri olan bu özel binanın Devletimizin uhdesinde kalması beni ve vatandaş olarak herkesi mutlu etmiştir. Lakin gerek sözleşmemizden doğan müktesep haklarımızın iptali, gerekse işletme hakkımız olan 8 yıl gözetmeksizin 60 gün içinde tahliyemizin istenmesi, alternatif bir çözüm sunulmadan ve alternatif bir çözüm bulma müsaade süresi tanınmamış olması, 35 Çalışanımızın bu şekliyle işsiz kalacak olması, telafisi mümkün olmayan maddi manevi zararlar açacaktır. Bölge Milletvekillerimizin sürecin başından buyana “Sizleri Mağdur etmeyeceğiz” sözlerinin tahliyeye günler kala halen somut bir adım atılmamış olması en başta 35 çalışanımız ve ailelerini bu zor ekonomik şartların yaşandığı günlerde derin bir endişeye ve üzüntüye sevk etmiştir.

Bizlere, ‘Gidin bina sahibinden zarar ziyanınızı alın’ denildi. Gerekli davaları açtık lakin artık resmi muhatabımız Hatay Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı’dır. Yaşanılan mağduriyetin biran önce giderilmesini istiyoruz. Bizler binanın kamulaştırılmasına tepki göstermiyoruz.

Bizler Şehrimizde sanatı yaşatıyor kafe kısmıyla insanların nezih bir ortamda sosyalleşmesini sağlayarak aynı zamanda istihdama katkı sağlıyoruz, yaşadığımız mağduriyete ve 35 çalışanımızın işsiz kalmasına tepki gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

Basından duyduğumuz kadarıyla Valilik bu binayı Kültür Sanat Merkezi olarak işletecekmiş, bizler 10 yıldır zaten bu fonksiyon ile burayı işletiyoruz. Valiliğimizin himayelerinde işimizi yapmaya devam etmekten de mutluluk duyarız, böylelikle 35 çalışanımız da işsiz kalmamış olur.’’ dedi.

(Haber: S.Ergin)

YILMAZ, ESNAFIN SORUNLARINI DİNLEDİ

Antakya Belediye Başkanı İzzettin Yılmaz, HESOB Başkanı Abdulkadir Teksöz’ü ziyaret ederek yönetim kurulu üyeleri ve oda başkanlarıyla bir araya geldi.

 

          Bu buluşmada Başkanımız İzzettin Yılmaz, esnafın sorunlarını dinledi, çözüm noktasında karşılıklı fikir alışverişinde bulundu.  Başkanımız İzzettin Yılmaz, her zaman esnafın yanında olduğunu belirterek desteğini esirgemeyeceğini dile getirdi.

        HESOB Başkanı Abdulkadir Teksöz, ziyaretinden ve desteklerinden dolayı Antakya Belediye Başkanı İzzettin Yılmaz’a teşekkür etti.


5 gün, 9 saat önce / 11.09.2019 13:36:05   

İLK DERS ZİLİ ÇALDI

Hatay Valisi Rahmi Doğan, 2019-2020 eğitim öğretim yılı ile Kisecik Şehit Bestami Güler Ortaokulu’nun açılışı vesilesiyle düzenlenen törene katıldı.

Vali Doğan ve beraberindeki heyet birlikte okulun açılış kurdelesini keserken, Vali Doğan 2019-2020 eğitim-öğretim yılının ilk ders zilini çaldı.

Şehit Bestami Güler Ortaokulu’nda gerçekleşen törene Vali Doğan’ın yanı sıra okula adı verilen Şehit Bestami Güler’in babası Osman Güler, Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü Dr. Cem Gençoğlu, Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Adnan Özkaya, Vali Yardımcısı Aydın Tetikoğlu, Antakya Kaymakamı Orhan Mardinli, Defne Kaymakamı Nevzat Şengök,  İl Jandarma Komutanı J. Alb Uğur Ertekin, İl Emniyet Müdür Vekili Tuncay Pekin, İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan, Kurum İl Müdürleri, HESOB Başkanı A. Kadir Teksöz, ATSO Meclis Başkanı Selahattin Eskiocak, siyasi parti temsilcileri ile öğretmen ve öğrenciler katıldı.

Törende Şehit Bestami Güler Ortaokulu öğrencilerinden Zehra Gök’ün “İlköğretim Haftası” adlı şiiri okumasının ardından okula adı verilen şehidimiz Bestami Güler’in özgeçmişi okundu.

İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan yaptığı konuşmasında “2019-2020 eğitim öğretim yılına 17 bini geçici eğitim merkezlerinde olmak üzere 430 bin öğrencimiz ve 22 bin öğretmenimizle başlıyoruz. 2019-2020 eğitim öğretim yılının öğrencilerimiz, velilerimiz ve tüm eğitim çalışanlarına hayırlı olmasını diliyor, Şehit Bestami Güler Ortaokulunun açılışına katılan tüm misafirlerimiz başta olmak üzere, Ankara’dan gelerek bize katkı veren Temel Eğitim Genel Müdürümüz Sayın Dr. Cem Gençoğlu’na, emrinde çalıştığımız süre içerisinde bize verdiği güven ve destekle çalışma azmimizi artıran siz Sayın Valimize şükranlarımı arz ediyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü Dr. Cem Gençoğlu 2019-2020 eğitim öğretim yılının açılışında Hatay’da bulunmaktan dolayı büyük bir heyecan duyduğunu belirterek başladığı konuşmasında “Türk milleti olarak küresel anlamda belli bir konumda olabilmek ve ileriye doğru gelişme gösterebilmek adına bilimsel düşünme becerilerine sahip olan, yaratıcı düşünebilen, eleştirebilen, bilgi ve becerilerini davranışa dönüştüren bir nesil yetiştirmek Bakanlığımızın temel amaçlarından bir tanesidir. Bizler bu görev ve sorumluluğun bilinciyle topluma faydalı bir nesil yetiştirmek amacıyla eğitimin tüm paydaşlarıyla bir arada çalışıyoruz. Unutmamalıyız ki eğitimin esasında üç öğesi vardır: öğrenci, veli ve öğretmen. Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima onları yüceltmeye çalışan bireyler yetiştirmek eğitimin ana amaçlarından biridir.” dedi.

Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Vali Doğan ise 2019-2020 eğitim öğretim yılının hayırlara vesile olmasını temenni ederek “Bu eğitim öğretim yılında yeni bir nesil daha bugün okula başlıyor. Toprağa yeni tohumlar ekiyoruz. Bu çocuklar, ecdattan almış olduğu şuurla bu milleti geleceğe hazırlayacak çocuklardır. Bu yüzden çocuklarımızı çok önemsiyoruz, kıymet veriyoruz, onların iyi bir eğitim alabilmesi için elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz.

2019-2020 eğitim öğretim yılının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Çocuklarımıza başarılar diliyorum, öğretmenlerimize hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Okulumuzun açılışı da hayırlı olsun, tekrar teşrifleriniz için şükranlarımı sunuyorum.” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Vali Doğan ve beraberindeki heyet birlikte okulun açılış kurdelesini kesti. Vali Doğan, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının ilk ders zilini çaldı. Sonrasında sınıfları gezerek ders kitaplarını inceledi ve öğrenciler ile sohbet etti.

(Haber Merkezi)


6 gün, 13 saat önce / 10.09.2019 10:04:08   

CHP Antakya İlçe Başkanı Gökay Gökdemir GURURLUYUZ, MUTLUYUZ, HEYECANLIYIZ


CHP Antakya İlçe Başkanı Gökay Gökdemir, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 96. Kuruluş yıldönümü nedeniyle yayınladığı mesajda gururluyuz, mutluyuz, heyecanlıyız dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi adaleti yok edenlerin değil, çağdaş hukuk sistemini kurup adaleti sağlayanların partisidir diyen CHP Antakya İlçe Başkanı Gökdemir, partilerinin 96 yıldır ülkeye hizmet etme aşkıyla hizmet ettiğini söyleyerek şu açıklamalarda bulundu: “Cumhuriyet Halk Partisi 9 Eylül 1923‘te Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuştur.

Atatürkçü ve Sosyal Demokratik Siyasi görüşü benimsemiş olan ve bu anlayıştan asla vazgeçmeden milletimize hizmet eden ve milletten aldığı güçle varlığını sürdüren bir siyasi partidir.

Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Cumhuriyetini modern, çağdaş, gelişmiş medeniyetler seviyesine çıkarmak için Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türkiye Siyasi hayatında mücadeleye başlamıştır. Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik, Laiklik, Devletçilik ve Devrimcilik partinin temel ilkeleri olmuştur.

Türkiye Cumhuriyetinin demokrasiye geçişi ve demokrasinin güçlenmesinde en büyük katkıyı partimiz yapmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Cumhuriyetinin bağımsız laik, demokratik ve onurlu çağdaş bir devlet olarak var olması, güçlenmesi ve halkımızın mutluluğu için çalışmıştır, çalışmaya devam edecektir.

Ulu Önderimiz ve İlk Genel Başkanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim iki büyük eserim vardır. Biri Cumhuriyet diğeri Cumhuriyet Halk Partisidir.” sözleri 96 yıldır ülkemize hizmet etme aşkının kaynağıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi Cumhuriyetin mirasını yiyenlerin değil, bu mirası yaratanların,  bu mirasa sahip çıkıp, aydınlık yarınlara taşıyanların partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi adaleti yok edenlerin değil, çağdaş hukuk sistemini kurup adaleti sağlayanların partisidir.

Bu duygu ve düşüncelerle başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İsmet İnönü, Bülent Ecevit ve ebediyete intikal etmiş tüm Genel Başkanlarımızı şükran ile anıyor partimize emek vermiş İl ve İlçe Başkanlarımız ile tüm partilerimize saygılarımı sunuyorum. Gururluyuz, mutluyuz, heyecanlıyız. 96. yılımız kutlu olsun.” dedi.

(Haber Merkezi)


6 gün, 13 saat önce / 10.09.2019 10:02:26   

EMNİYET MÜDÜRÜ KARABÖRK KAZA GEÇİRDİ

 Hatay İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk yönetimindeki otomobil, Niğde-Bor kara yolu TOKİ kavşağında tankerle çarpıştı.

Meydana gelen trafik kazasında, Hatay Emniyet Müdürü Kamil Karabörk'ün eşi Zuhal Karabörk hayatını kaybetti. Emniyet Müdürü Karabörk ile 3 kişi yaralandı.

Kazada, Karabörk'ün eşi Zuhal Karabörk olay yerinde yaşamını yitirdi. Yaralanan Emniyet Müdürü Karabörk ile 3 kişi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.

(Haber Merkezi)


6 gün, 13 saat önce / 10.09.2019 10:01:00   

BAŞKAN YILMAZ, MUHTARLARLA BİR ARAYA GELDİ

Antakya Belediye Başkanı İzzettin Yılmaz, Antakya Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen istişare toplantısında muhtarlarla buluştu.

 Toplantıya Başkan Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Hatay Milletvekilleri Sabahat Özgürsoy Çelik, Hacı Bayram Türkoğlu, AK Parti Hatay İl Başkanı Mehmet Yeloğlu, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Sara Gök, AK Parti Antakya İlçe Başkanı Emrullah Gülen, AK Parti Antakya İlçe Kadın Kolları Başkanı Sabriye Güçlü, Hatay Muhtarlar Federasyonu Başkanı Mahmut Gülcü, Antakya Muhtarlar Dernek Başkanı Semir Yoğurtçu, muhtarlar, belediye meclis üyeleri, başkan yardımcıları, daire müdürleri ve parti teşkilatı katılım gösterdi.

Başkan Yılmaz, toplantıda yaptığı konuşmada şu sözlere yer verdi; “Bugün bizlere vakit ayırarak geldiğiniz için herkese teşekkür ederim, hoşgeldiniz. Göreve geldiğimiz günden itibaren ilçemizde çalışmalara başladık. Yol yapımı konusunda 42 km’lik yol için asfalt ihalesi yapıldı, yaklaşık 10 gün içerisinde başlayacağız. Antakya merkezde bize ait olan yolları kışa kadar tamamlamayı planlıyoruz. Antakya merkez dışındaki mahallelerimizde tespit edilen sokaklarda 200 bin metrekare parke taşı ihalesi yapıldı, ihale sonuçlandıktan sonra çalışmalarımıza başlayacağız. Merkez ve bağlantılı yollarımızda sorumluluk ayırt etmeksizin sathi kaplama çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bunların yanı sıra Antakya’da 95 mahallede sorumluluk alanımızda olan yollarda parke onarım, asfalt, tesviye çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Gençlik Merkezimizi ve Spor Salonumuzu üniversite ile protokolü devam eden Eğitim ve Okuma Salonumuzun bulunduğu tesisimizle birleştirerek aylık 220 bin liralık kiradan tasarruf ettik.

Esnafımızın talepleri doğrultusunda tabela vergileri ve iş yeri açma ruhsatı harçlarında indirime gidildi. Önümüzdeki günlerde işletmeler için ‘Örnek İş Yeri’ çalışması yapacağız.

Antakya’mızdaki 95 mahallede sorumluluk alanımızda bulunan cadde ve sokaklarda, ibadethanelerde, parklarda, metruk alanlarda ekiplerimiz ve son teknoloji araçlarımızla temizlik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ayrıca çöp konteynerleri dezenfekte, bakım ve onarım çalışmalarını da düzenli olarak gerçekleştiriyoruz. Toplam 70 araç ve 550 personelimizle temizlik çalışmalarımızı gece gündüz demeden yoğun bir şekilde sürdürüyoruz.

Göreve geldikten sonra Emek ve Aksaray Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında Sayın Milletvekillerimizle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı ziyaret ettik ve o alanı 3 ada halinde böldük. 1. Adanın projesi yenilendi, önümüzdeki ay başlamayı planlıyoruz. Diğer 2 adayı da altyapısı yapıldıktan sonra vatandaşlarımız isterlerse müteahhite verebilir isterlerse Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde TOKİ tarafından yapılmasını isteyebilirler. Bizler de vatandaşlarımıza istekleri doğrultusunda yardımcı olacağız.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda yapılan istişareler sonucu Kurtuluş Caddesi Sokak Sağlıklaştırma Projesi bu ay yapılacak ihale sonrasında hayata geçirilecek, şimdiden memleketimize hayırlı olsun.

Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ve belediyemiz arasında yapılan protokol neticesinde 5 adet futbol sahası, 5 adet basketbol sahası daha önce müracaat yapılmış mahallelerimizde yapılacak, inşallah Kasım ayında tamamlanmış olacak.

Mahallelerimizde taziye salonları yapılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 33 mahallemizde de çok amaçlı salon yapılması için İller Bankası’na müracaat ettik ve kabul edildi, inşallah bunları da en kısa sürede hayata geçireceğiz.

Antakya’nın 95 mahallesinde bulunan 180 tane parkımızın revize çalışmalarını sürdürüyoruz. Ayrıca vatandaşlarımızın istek ve ihtiyaçları doğrultusunda mahallelerimize yeni parklar kazandırıyoruz. Park Bahçe Müdürlüğü ekiplerimiz, Antakya’nın 95 mahallesinde sorumluluk alanında bulunan park ve yeşil alanlarda ağaç budama, çim biçme, bakım ve onarım çalışmalarını düzenli olarak gerçekleştirmeye devam ediyor.

Antakya Belediyesi olarak tüm muhtarlarımıza kapımız açık, her zaman muhtarlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.

(Haber Merkezi)


6 gün, 13 saat önce / 10.09.2019 09:59:35   

OKULLAR AÇILDI, SORUNLAR ÇÖZÜM BEKLİYOR


Memur Sen İl Temsilcisi Ve Eğitim Bir Sen Hatay 1 Nolu Şube Başkanı İsmail Bayrakdar 2019-2020 Eğitim Öğretim yılına başlarken ülkemizdeki eğitimde aksayan ve çözüm bekleyen konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

 

;2019-2020 eğitim-öğretim yılı, bir yanda geleceğe yönelik hedeflerin çizildiği diğer yanda ise bu hedefleri gerçekleştirmesi istenilen eğitim çalışanlarının sorunlarının çözümünün ötelendiği bir ortamda başlıyor diyen Bayrakdar, “Yeni eğitim-öğretim yılında, yaklaşık 18 milyon öğrencimize ve bir milyonu aşkın eğitim çalışanımıza başarılar diliyoruz” dedi.

Okullar açıldı, sorunlar çözüm bekliyor diyen Bayrakdar, değerlendirmesine şöyle devam etti: “Eğitim çalışanları, eğitim-öğretim yılını, sona eren toplu sözleşme sürecinde haklı, gerekli ve yerinde beklentilerinin ve taleplerinin kamu işverenince karşılanması bir yana üzerinde durulmadan geçiştirilmesinin, sorunlarına duyarsız, çözüm önerilerine kayıtsız kalınmasının burukluğuyla karşılamaktadır.

Toplu sözleşme masasının eğitim hizmet kolunda tek yetkili sendikası olarak, öğretmenlerden, akademisyenlerden, eğitim kurumu yöneticilerinden, üniversite idari personelinden, Millî Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra idari personelinden gelen, her biri eğitimin ayrı ve birden fazla sorununa çözüm olacak taleplerimizi masaya taşıdık. Bu taleplerimize kamu işvereni duyarsız kalmış, eğitim çalışanlarının sorunlarını çözme iradesini ortaya koyamamış, toplu pazarlık masası aracılığıyla sorunları çözme, eğitimin niteliğine katkı sunma imkânını heba etmiştir.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2023 Eğitim Vizyonu çerçevesinde eğitimde değişim ve dönüşümü hedeflediğini sürekli olarak ifade ettiği bir dönemdeyiz. Söz konusu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi, köklü sorunlara kalıcı çözümler getirilebilmesi Bakanlığın sürdürülebilir politikalar benimsemesine bağlıdır. Değişim ve dönüşüm adımları sahadaki tecrübelerle, paydaşların görüşleriyle olgunlaştırılmadıkça meşruiyet tartışmasına maruz kalacak, isabet oranı yara alacaktır.

Anayasal ve yasal hakları kısıtlanmış sözleşmeli öğretmen istihdamı, öğretmen açığının kadrolu istihdam yerine ücretli öğretmenlik gibi insan haklarına ve çalışma ahlakına aykırı yöntemlerle giderilmeye çalışılması, kamu maliyesini denkleştirme aracı olarak eğitim bütçesinin kısılması, okullara yeterli ödenek verilmemesi nedeniyle aksayan eğitim hizmetlerinin yanında kaynak bulma baskısı altında okul yöneticisi ve öğretmenlerin velilerle bağış üzerinden karşı karşıya getirilmesi, atama ve yer değiştirme takviminin sorun çözmek kadar sorun üretmeye neden olması, ek ders esaslarındaki adaletsizlikler, eğitim çalışanlarına yönelik giderek artan yaygın şiddet, okullar açılırken çözüm bekleyen başlıca sorunlardır. 2019-2020 eğitim-öğretim yılı içerisinde bu sorunların çözülmesinin eğitimin geleceği, verimliliği ve niteliği açısından çok önemli olduğunun altını çiziyoruz.

Eğitim-Bir-Sen olarak, Türkiye’nin daha müreffeh bir ülke olma yolundaki uzun vadeli hedeflerine ancak sorunlarını aşmış bir eğitim sistemiyle erişebileceğini vurguluyor; eğitimcilere verilen sözlerin yerine getirilmesinin önemini ifade ediyor, sorunların çözüme kavuşturulacağı bir eğitim-öğretim yılı temenni ediyor, bütün eğitim çalışanlarımıza ve öğrencilerimize başarı dolu bir yıl diliyoruz.” dedi.

(Haber Merkezi)


6 gün, 13 saat önce / 10.09.2019 09:51:08   

Hatay SMMM Odası Başkanı Tahsin Kırık: SORUNLARIMIZA ÇÖZÜM ARIYORUZ

Akdeniz Oda Başkanları platform toplantısı Hatay SMMM Odası organizasyonuyla Antakya'da gerçekleştiriliyor.

 Mesleki sorunlarımızı dile getirmek ve ortak akılla çözüm üretmek üzere bir aradayız diyen Hatay SMMM Odası Başkanı Tahsin Kırık, "Meslektaşlarımızın gelir ve yaşam düzeyini yükseltmek, mesleğimizin kalitesini ve ekonomiye sağladığı faydayı arttırmak, mesleğimizin tanıtımını yapmak ancak Odalarımızın ve üst Birliğimizin birlikte çalışması ile yaşama geçirilebilir” dedi.

Özetlemek gerekirse ekonomik bir çöküş yaşamaktayız diyen Hatay SMMM Odası Başkanı Tahsin Kırık konuşmasına şöyle devam etti: “Bu çöküşten en fazla etkilenen gruplardan biri de meslek camiamızdır. Mükellefler ya iş yerlerini kapatmakta ya da muhasebe, mali müşavirlik ücreti ödemelerini ötelemektedir. Bu yıl ofis giderlerini karşılayabilen meslektaşımız neredeyse yok gibidir. Bağımlı çalışan meslektaşlarımız ise firmaların tasarruf tedbirleri gerekçesiyle işsiz kalabilmektedir. Son dönemde staj giriş sınavını kazanan stajyerlerimizin birçoğu staj yeri bulamamıştır.

Bölgemiz terör ve savaş kıskacı altındadır. Hatay ilinde yaşayan her dört kişiden biri Suriyelidir. Cilvegözü ve Yayladağı sınır kapılarımız 9 yıldır ticarete kapalı. Sınır ilçelerimizde cihatçı terör grupları mafyalaşma ve hesaplaşma içine girmekte, gövde gösterisi şeklinde mitingler yapmakta, bu mitinglerde işid ve benzeri örgütlerin flamaları korkusuzca açılabilmektedir. Basına yansıyan son olaylarda Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı protesto edilmiş ve posteri yakılmıştır. Bu olaylara siyasi irade ve güvenlik güçlerimiz maalesef sessiz kalmıştır.

Ekonominin çöküşüne neden olan borçlanmaya dayalı büyüme, ithalatla sanayisizleşme modeli ve ithalatla tarımın, hayvancılığın yok edilmesi politikası terk edilmeli, teknolojiye dayalı üretim ekonomisi için gerekli olan reform ve yatırımlar acilen yapılmalıdır. Böyle bir süreçte meslek camiası olarak üzerimize düşecek görevleri de yapmaya hazır olmalıyız. Yazılı, görsel, sosyal her çeşit medyada gündemde olmak tüm üyelerimizin işi olduğu gibi buna üst birliğimizde öncülük etmelidir.

Ortak değerlerimizden olan Cumhuriyetimiz ve onun kurumlarına sahip çıkılmalı, hukuk ve demokrasi adına gerekli adımların atılması konusunda görüş ve önerilerimiz kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Ülkemize geçici barınma amacıyla veya kaçak giriş yoluyla gelenlerin ülkelerine dönüşü sağlanmalı, Ülkemiz her çeşit terör gruplarından arındırılmalı, sınırlardan yeni geçişlere izin verilmemelidir.

Meslektaşlarımıza yeni iş sahaları yaratma adına Kamu kurum ve kuruluşlarında ruhsatlı meslek mensubu çalıştırılması zorunluluğu savunulmalı ve yasallaşması için çaba sarf edilmelidir.

Uzlaştırıcılık, konkordato komserliği, kayyumluk gibi işlerin sadece ruhsatlı meslek mensuplarına verilmesi sağlanmalıdır. Bağımsız denetim yaygınlaştırılmalıdır.

Esnaf odalarının defter tutması beyan ve bildirim göndermesinin önüne geçilmelidir.

Zorunlu Mesleki Eğitimler Ücretsiz olmalı, kısa süre içinde başlatılmalı, konular özenle seçilmeli ve psikoloji, sosyoloji gibi davranış bilimini de kapsamalıdır. Meslektaşlarımızın odaya olan borçlarını ödemek suretiyle bu eğitimlere ücretsiz katılabilmesi sağlanmalıdır.

Üst Birliğimizin kurullarına seçilecek üstatların, Oda üyelerinin 110 bin SMMM den ve 5 bin YMM den oluştuğunu unutmaması gerektiğini, yasamızdan kaynaklanan 5/4 temsil sisteminin adil olmadığını bu durumun düzeltmesi çabasına ve yasallaşması için YMM’ lerin katkı vermesi gerektiğini belirtmek isterim.

Kangren hale gelmiş mücbir sebep bir an önce yasallaşmalı, mali tatil de amacına uygun yaşanabilir bir içeriğe kavuşturulmalıdır.” dedi.

(Haber Merkezi)


6 gün, 13 saat önce / 10.09.2019 09:49:43   

VALİ DOĞAN’A NEZAKET ZİYARETİ

Hatay Valisi Rahmi Doğan, 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Alpaslan Kılınç, 23. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Berat Acar, 47. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Sezgin Erdoğmuş ve 8. Komando Tugay Komutanı Albay Orhan Akkurt’u kabul etti.

Valilik Makamında gerçekleşen kabulde, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Doğan, görev değişikliği olan komutanlara yeni görevlerinin hayırlı olması temennisiyle başarılar diledi.

Tuğgeneraller Kılınç, Acar, Erdoğmuş ve Albay Akkurt ise nazik kabulünden ve iyi dileklerinden dolayı Vali Doğan’a teşekkür etti.

(Haber Merkezi)


6 gün, 13 saat önce / 10.09.2019 09:48:22   

PAMUK ÜRETİCİSİ SIKINTILI

 Antakya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Veliş Bahadırlı, pamukta yüksek maliyet, düşük fiyat ve yetersiz destekler, ilaçlama ve sulama en önemli sorunlar olarak ön plana çıkmaktadır dedi.

Gübre, mazot, elektrik, zirai ilaç gibi girdilerde önemli artışlar olduğunu belirten Bahadırlı, “Girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı 2019 pamuk fiyatları 2018 pamuk fiyatlarına göre %25 gerilemiştir” dedi.

Türkiye’nin organik pamuk üretimi, en iyi GDO’suz pamuk yönünden de Dünya’nın en önde gelen ülkelerinden birisi olduğunu söyleyen Antakya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Bahadırlı, açıklamasına şöyle devam etti: “Türkiye, pamuk ekim alanı yönünden Dünya’da yedinci; birim alandan elde edilen lif pamuk verimi yönünden dördüncü; pamuk üretim miktarı yönünden altıncı; pamuk tüketimi yönünden beşinci; pamuk ithalat yönünden dördüncü ülke konumundadır. Türkiye, organik pamuk üretimi, en iyi GDO’suz pamuk yönünden de Dünya’nın en önde gelen ülkelerinden birisidir.

Bölgemizde Pamuk Üretimini etkileyebilen birçok sorunlar bulunmaktadır. Ülkemizde 5,2 milyon dekar alanda, 2,6 milyon ton kütlü pamuk üretimi yapılmaktadır. Son 2 yılda üretim artışlarına rağmen üretimin tüketimi karşılama oranı yüzde 60’larda kalmıştır. Ne yazık ki aradaki fark ithalatla karşılanmakta, ithalata da milyarlarca dolar ödenmektedir.

Pamukta yüksek maliyet, düşük fiyat ve yetersiz destekler, ilaçlama ve sulama en önemli sorunlar olarak ön plana çıkmaktadır. Bu yıl ekimin gerçekleştirildiği Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre gübre, mazot, elektrik, zirai ilaç gibi girdilerde önemli oranlarda artışlar yaşanmıştır. Gübrede yaklaşık yüzde 60, elektrikte yüzde 70’in üzerinde artış olmuş, zirai ilaçta ise artış oranı yüzde 100’ü aşmıştır. Üreticilerimizin birim maliyetleri oldukça yüksektir. Girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı 2019 pamuk fiyatları 2018 pamuk fiyatlarına göre %25 gerilemiştir. Pamuk hasadına çok az bir süre kala bu dönemde, dünya pamuk fiyatlarındaki ciddi düşüş üreticilerimizi endişelendirmektedir.

Türkiye'de pamuk ekim alanları girdi maliyetlerinin yüksek oluşu, düşük fiyat ve yetersiz desteklemelerle düşmüştür. Bölgemiz Amik Ovasında ayrıca sulama için kullanılan elektrik 250 TL iken diğer ovalarda bu fiyat 30-50 TL arasındadır. Bu nedenle pamuk üretimimizin artırılması, sulama için kaynaklanan Barajların elzem bir şeklide bitirilmesi önem arz etmektedir.

SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM İÇİN ÖNERİLER

2019 yılı Destekleme Tebliği bir an evvel açıklanmalıdır. Destekler önceden duyurularak en az üç, tercihan beşer yıllık dönemler halinde sürdürülmelidir. Üreticimizin mağduriyetinin giderilmesi ve üretimde kalabilmesi için prim desteğinde dekara üst sınır olarak 500 kilogram kota getirilmesi uygulamasından vazgeçilmelidir.
Pamuk primlerinde gerekli düzenleme biran evvel yapılmalı, prim kilogramda en az 1 lira 25 kuruş olacak şekilde belirlenmeli ve pamuğunu satan üreticinin piyasa koşullarını göz önüne alarak en azından 2019 yılı için primi hemen ödenmelidir.
Mazot desteği güncel akaryakıt fiyatları dikkate alınarak en az yüzde 50 oranında artırılmalıdır.

Üreticilerimizin hasat ettiği pamuğun tatminkâr bir fiyatla alınması için tamamı üreticilerden oluşan Çukobirlik, TARİŞ, Antbirlik gibi tarım satış kooperatiflerinin devreye girmesi üreticimizin pamuk fiyatında önünü görebilmesi ve piyasanın düzenlenmesi ve güncellenmesi önem arz etmektedir.

Pamukta sürdürülebilirlik için sanayicinin pamuğunu iç piyasadan temin etmesi teşvik edilmelidir. Türkiye sürdürülebilir pamuk üretimi için daha ucuza daha kaliteli pamuk üretmek zorundadır. Ayrıca bu sadece tarımsal hasıla ve katma değeri artırmak için değil, ayni zamanda 19 milyar doları aşan cari fazla ve yüksek istihdamıyla ülkemizin en büyük sosyo-ekonomik öneme sahip sektörü olan tekstil ve hazır giyim sanayi için de gereklidir.

Pamukların Ürün Denetmenleri tarafından yapılarak standartları belirlenmelidir. "GMO Free Turkish Cotton” (GDO’suz Türk Pamuğu) kalite kimliği kullanımı teşvik edilmelidir.

Pamukla ilgili stratejik öneme sahip kararların ilgili birimler (ticaret borsaları ve ziraat odaları)  ve bakanlıklar arası koordinasyonla alınması ve uygulanması sağlanmalıdır.” dedi.

(Haber Merkezi)


6 gün, 13 saat önce / 10.09.2019 09:47:32   

BAŞKAN GÜZEL, ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU

Defne Belediye Başkanı İbrahim Güzel, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının ilk ders zilinde kendi mezun olduğu Gümüşgöze İlkokulunu ziyaret etti.

 Okul Müdür Vekili Barış Körkü ve okul öğrencileri tarafından coşku ile karşılanan Başkan Güzel, ilkokul anılarını yâd ettiği bu özel günde çocuklarla birlikte olmaktan ötürü oldukça mutlu olduğunu dile getirdi.

Okulu ve sınıfları gezerek başarı dileklerinde bulunan Güzel: “2019-2020 Eğitim-Öğretim yılının ilk zilinde, benim de mezun olduğum Gümüşgöze İlkokulunda öğrencilerimizin heyecanına ortak olmanın mutluluğunu yaşadım.
Okul Müdür Vekili Barış Körkü’ye ilgi ve alakalarından ötürü teşekkür ediyor; tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize başarı dolu bir yıl diliyorum.” ifadelerine yer verdi.

(Haber Merkezi)


6 gün, 13 saat önce / 10.09.2019 09:45:51